çıkartmalar

listen to the pronunciation of çıkartmalar
Türkisch - Englisch

Definition von çıkartmalar im Türkisch Englisch wörterbuch

çıkartma
sticker

I'd like to buy some stickers. - Bazı çıkartmalar satın almak istiyorum.

They had stickers on their cars reading: First Iraq then France. - Onların arabalarında önce Irak sonra Fransa diye okunan çıkartmalar vardı.

çık
drop out of
çık
(Bilgisayar) break

I went for a walk after breakfast. - Kahvaltıdan sonra yürüyüşe çıktım.

He took a walk before breakfast. - O, kahvaltıdan önce bir yürüyüşe çıktı.

çık
(Bilgisayar) escape

They wanted to escape on vacation. - Tatile çıkmak istediler.

Tom pointed to the fire escape. - Tom yangın çıkışını işaret etti.

çıkartma
(Biyokimya) deletion
çıkartma
emitting
çıkartma
(Avcılık) ejection
çık
{f} exit

The exit flowrate is proportional to the pressure difference around the exit valve. - Çıkıştaki akış hızı, çıkış kapakçığının etrafındaki basınç farkıyla orantılıdır.

Where is the emergency exit? - Acil çıkış kapısı nerede?

çık
got out

The argument quickly got out of control. - Tartışma hızla kontrolden çıktı.

Tom got out of cleaning the bathroom. - Tom banyoyu temizlemekten çıktı.

çık
{f} exited

The old woman exited the bus. - Yaşlı kadın otobüsten çıktı.

Dan exited the train station at seven thirty. - Dan 7.30'da tren istasyonundan çıktı.

çık
went forth
çık
go out

I wish you would shut the door when you go out. - Keşke dışarı çıktığın zaman kapıyı kapatsan.

Daddy, may I go out and play? - Baba, dışarıya çıkıp oyun oynayabilir miyim?

çık
move up
çık
emerge

The robber emerged from the darkness. - Karanlıktan bir soyguncu ortaya çıktı.

It will be four years before the definite result of beef liberalization emerges. - Sığır serbestleştirilmesinin kesin sonucu ortaya çıkmadan önce dört yıl olacak.

çık
gone forth
çık
took off for
çık
go forth
çık
emanate
çık
take off for
çık
taken off for
çık
get out

I couldn't get out of my garage because there was a car in the way. - Yolda bir araba olduğu için garajımdan çıkamadım.

By the time you get out of prison, she'll have been married. - Sen hapishaneden çıkıncaya kadar o evlenmiş olacak.

çıkartma
decal
çıkartma
transfer
çık
quit

Jane is very content with her job and has no desire to quit it. - Jane işinden çok memnun ve çıkma arzusu yok.

Sometimes, many problems and a lot of stress can lead you to quit your job. You must learn how to handle it quickly. - Bazen çok sayıda sorun ve stres, işi bırakmanıza yol açabilir. Çabucak onunla nasıl başa çıkacağınızı öğrenmeniz gerekir.

çık
exeunt
çıkartma
decal, transfer, sticker
çıkartma
decal, transfer (before what it represents has been transferred from its paper backing onto the surface where it will be displayed)
çıkartma
transferring (a picture) (from one surface to another), decalcomania, transfer printing
çıkartma
decal, sticker, transfer; transfer picture, (a) decalcomania
çıkartma
having (someone, something) removed or extricated; having (something) extracted
çıkartma
decalcomania
çıkartma
transfer picture
Türkisch - Türkisch

Definition von çıkartmalar im Türkisch Türkisch wörterbuch

çıkartma
Üzerindeki resim ıslatılarak yapıştırıldığı yere çıkartılan, özel olarak hazırlanmış zamklı kâğıt
çıkartma
Çıkartmak işi. Üzerindeki resim ıslatılarak yapıştırıldığı yere çıkartılan, özel olarak hazırlanmış zamklı kâğıt: "Yonca'nın elindeki kâğıt parçasında, yeşilli, sarılı, kırmızılı bir kelebek çıkartması var."- O. Rifat
çıkartma
Çıkartmak işi
çıkartma
Bu yolla çıkarılan resim
çıkartma
dekalkomani
çıkartmalar
Favoriten