biraz

listen to the pronunciation of biraz
Türkçe - İngilizce
some

I need some body lotion. - Biraz vücut losyonuna ihtiyacım var.

My mother bought some apples at a fruit store. - Annem, bir meyve mağazasından biraz elma aldı.

a little

Take things a little more seriously. - Eşyaları biraz daha ciddi bir şekilde al.

Could you please speak a little bit more slowly? - Biraz daha yavaşça konuşabilir misin?

bit

You should relax a bit. - Biraz sakinleşmelisin.

Could you please speak a little bit more slowly? - Biraz daha yavaşça konuşabilir misin?

any

Tom could think of no reason why he should give Mary any money. - Tom Mary'ye niçin biraz para vermesi gerektiğine dair hiçbir neden düşünemiyordu.

Do you have any French wine? - Biraz Fransız şarabın var mı?

something of

You're something of a troublemaker, aren't you? - Sen biraz baş belasısın, değil mi?

He is something of an expert on oriental art. - O, oryantal sanatında birazcık uzmandır.

a bit

It's a bit strange to me. - O bana biraz garip geldi.

You should relax a bit. - Biraz sakinleşmelisin.

some; tolerable
a small number of
a shade

He is a shade better today. - O bugün biraz daha iyi.

The weather is a shade better today. - Hava bugün biraz daha iyi.

a spot of

Do you want a spot of coffee? - Biraz kahve ister misiniz?

to a degree
a trifle
a smal amount
awhile

John, you've been working too hard. Have a seat and rest awhile. - John, çok çalışıyorsun. Otur ve biraz dinlen.

not least
a little, some, a bit; slightly; awhile
modicum
a little, some
somewhat

Tom was somewhat doubtful. - Tom biraz şüpheliydi.

The washing machine is somewhat out of order. - Çamaşır makinesi biraz bozuk.

something

I know it's kind of late, but would you mind if I came over now? I have something I need to discuss with you. - Biraz geç olduğunu biliyorum ama şimdi uğramamın bir sakıncası var mı? Seninle tartışmam gereken bir şeyim var.

He is something of an expert on oriental art. - O, oryantal sanatında birazcık uzmandır.

mild

Tom only looks mildly interested. - Tom sadece biraz ilgili görünüyor.

Tom seems mildly interested. - Tom biraz ilgili görünüyor.

mildly

Tom seems mildly interested. - Tom biraz ilgili görünüyor.

Tom only looks mildly interested. - Tom sadece biraz ilgili görünüyor.

slightly

Tom has been waiting for slightly over an hour. - Tom bir saatten biraz fazla bir süredir bekliyor.

My grandmother is hard of hearing. In other words she is slightly deaf. - Büyükannem biraz ağır işitir. Yani hafifçe sağırdır.

a little bit

I was a little bit disappointed. - Biraz hayal kırıklığına uğradım.

Could you please speak a little bit more slowly? - Biraz daha yavaş konuşabilir misiniz?

moderately
of something
{s} tolerable
biraz daha
additional
biraz önce
just now
biraz önce
a little while ago

I just started using this site a little while ago. - Bu siteyi biraz önce kullanmaya başladım.

biraz daha
More

Add a little more pepper. - Biraz daha biber ekle.

Could you please speak a little bit more slowly? - Biraz daha yavaşça konuşabilir misin?

biraz açmak
half-open
biraz daha
any more

We don't need any more volunteers, but we could use some more money. - Bizim daha fazla gönüllüye ihtiyacımız yok ama biz biraz daha fazla para kullanabiliriz.

If I eat any more, I'll be sick. - Biraz daha yersem, hasta olacağım.

biraz daha beklemek
(Dilbilim) allow for
biraz daha fazla
a bit more
biraz daha sabretmek
(Dilbilim) allow for
biraz evvel
of late
biraz evvel
not long ago
biraz geç
a little bit late
biraz içeri
(Bilgisayar) in slightly
biraz soluklanabilmek
(deyim) catch one's breath
biraz soluklanmak
(deyim) catch one's breath
biraz sonra
dra
biraz sonra
after a while

After a while, the children settled down. - Biraz sonra çocuklar sakinleşti.

biraz uydurmak
fudge
biraz önce
just

I think Tom just lied to me. - Galiba Tom biraz önce bana yalan söyledi.

The sun just went down. - Güneş biraz önce battı.

biraz da
some
biraz şişman
little fat
biraz alışveriş yapmak
make some shopping
biraz bekle
wait a little
biraz biber alabilir miyim
May I have some pepper
biraz bilmek
know some
biraz bozuk para da verebilir misiniz
Could you include some small change too
biraz bundan rica ediyorum
I'd like some of this
biraz daha fıstık alabilir miyim
Can I have more nuts
biraz daha lütfen
a little more please
biraz daha yüksek (ses)
a little bit louder
biraz dilenmek
respire
biraz dişini sık
grin and bear it!
biraz dışarı
(Bilgisayar) out slightly
biraz ekmek alabilir miyim
May I have some bread
biraz erkek ol
man up
biraz fazla
it's a bit much
biraz geç
latish
biraz geç (zaman vb)
latish
biraz hardal alabilir miyim
May I have some mustard
biraz hasta
a little bit ill
biraz hiciv niteliğinde
semisatirical
biraz ilgi göstermek
give some thought to
biraz ilgi göstermek
have some thought to
biraz komik
it’s a bit rich
biraz kuru
semiarid
biraz köylü
semirural
biraz limon alabilir miyim
May I have some lemon
biraz meşgulüm
i am a little busy
biraz ondan rica ediyorum
I'd like some of that
biraz para yatırmak istiyorum
I'd like to deposit some money
biraz para çekmek istiyorum
I'd like to withdraw some money
biraz puro rica ediyorum
I would like some cigars
biraz renk katabilir misiniz
Could you add some color
biraz sarhoş oldum
I'm feeling a little drunk
biraz sarkmış
saggier
biraz sirke alabilir miyim
May I have some vinegar
biraz sonra
a little later, soon
biraz sonra
soon

The bar is closing soon. - Bar biraz sonra kapanıyor.

Soon after, Tom met a young woman named Mary. They married and decided to start a family. - Biraz sonra, Tom, Mary adındaki genç bir kadınla tanıştı. Onlar aile kurmaya karar verdiler ve evlendiler.

biraz sos alabilir miyim
May I have some dressing
biraz su
a drink of water
biraz tadabilir miyim
May I taste a little
biraz tatlandırıcı alabilir miyim
May I have some sweetener
biraz tereyağı alabilir miyim
May I have some butter
biraz tuz alabilir miyim
May I have some salt
biraz tütün rica ediyorum
I would like some tobacco
biraz uyumak
get some sleep
biraz uzakta
a little way off
biraz yağ alabilir miyim
May I have some oil
biraz önce
shortly before
biraz ıngiliz kültürü olan yerli
baboo
biraz şeker alabilir miyim
May I have some sugar
Biraz daha
little more than
BİRAZ
alittle
bana biraz zaman ver
give me some time
biraz daha
slightly more
biraz daha
a bit more
arkamı biraz daha kısaltır mısınız
Can you cut a little more off the back
başka biraz düzgün yer var mı
Do you have a more level spot
bu güzel ama biraz pahalı
It's good but it's a little expensive
bunu biraz da bekliyordum
i kind of expected it
bunu biraz pahalı buluyorum
I find it a little expensive
buradan biraz daha kesin lütfen
cut a bit more off here please
diye biraz korktum
i was half afraid that
ensemi biraz daha kısaltır mısınız
Can you cut a little more off the neck
lütfen biraz daha yavaş konuşun
Please speak more slowly
lütfen biraz sıcak su getirin
Please bring me some hot water
neşelenin biraz
cheer up!
radyatöre biraz su ekler misiniz
Would you please add some water to the radiator
tamirat biraz zaman alır
The repairs will take some time
tepemi biraz daha kısaltır mısınız
Can you cut a little more off the top
yanları biraz daha kısaltır mısınız
Can you cut a little more off the sides
önümü biraz daha kısaltır mısınız
Can you cut a little more off the front
Türkçe - Türkçe
Kısa bir süre için: "Uzun etme iki gözüm biraz da bize uğra."- O. Rifat
Az miktarda, çok değil: "Biraz yağmur yağdı mı, Beyoğlu'nun yaya kaldırımlarında yürüyebilirsen yürü."- F. R. Atay
Yeterince değil, yeter ölçüde değil
Az miktarda, çok değil
Kısa bir süre için
(Osmanlı Dönemi) NEV'AN
BİRAZ
(Osmanlı Dönemi) Karşı karşıya kavga etme. Savaşa atılma
Biraz önce
bissaal
biraz