örtü

listen to the pronunciation of örtü
Türkçe - İngilizce
cover

He put a cover over his car. - O, arabasının üzerine bir örtü koydu.

Women really are quite dangerous. The more I think about this, the more I'm able to understand the reasoning behind face covering. - Kadınlar gerçekten oldukça tehlikeliler. Bu konuda ne kadar çok düşünürsem, o kadar çok yüz örtüsünün arkasındaki nedeni anlayabileceğim.

blanket

Sami was still covered by that blanket. - Sami hâlâ o battaniyeyle örtülüydü.

Cover up the injured man with this blanket. - Bu battaniye ile yaralı adamı örtün.

cloth

Kate spread the cloth over the table. - Kate örtüyü masanın üstüne yaydı.

She spread a cloth over the table. - Masaya bir örtü serdi.

covering

This bride is covering her face with a veil. - Bu gelin yüzünü bir peçe ile örtüyor.

Fadil was simply covering his own tracks. - Fadıl basitçe kendi izlerini örtüyordu.

hood
canopy
layout
coat
any cloth covering (e.g. headscarf, tablecloth, bedspread)
envelope
mantle
cloak
shroud
secundine
veil

This bride is covering her face with a veil. - Bu gelin yüzünü bir peçe ile örtüyor.

It was night, and a veil of darkness covered the streets. - Geceydi ve bir karanlık örtüsü bütün sokakları kapladı.

cope
caparison
overlay
wrapper
covering, cover, wrap; roof
wrap
(yer) nappe
spread

Kate spread the cloth over the table. - Kate örtüyü masanın üstüne yaydı.

She spread a cloth over the table. - Masaya bir örtü serdi.

garment
throw
top
(Denizbilim) coverage
screen
quilt
cowl
cozy
pile
(İnşaat) revetment
carpet
(Fotoğrafçılık) vignette
jacket
(Anatomi) tegmen
{i} veiling
top dressing
mask
cosy
rug
nappe
coverts
slipcover
{i} coating
overburden
{i} drapery
vesture
coverlet
örtü altı
Under cover; greenhouse
örtü oluşturan
tectorial
örtüler
clothes
körüklü örtü
hood
keten örtü
(Tekstil) linen
plastik örtü
(Otomotiv) plastic cover
plastik örtü
plastic film
baş örtü
head coverings
örtüler
covers
beyaz ve yumuşak örtü
fleece
bitkisel örtü
plant cover, vegetation
bitkisel örtü
vegetal cover
duvara asılan işli örtü
tapestry
elektrikli ısıtıcı örtü
(Elektrik, Elektronik) electric heating blanket
emprenye örtü
impregnated coating
engelleyici örtü
inhibitive coating
erozyon örtü bitkileri
(Tarım) cover crops
goblen örtü
tapis
ilk örtü
first coat
ince dış örtü
tissue
kadınların taktıkları örtü
purdah
kalın örtü
rug
kasvetli örtü
pall
koruyucu örtü
protective coating
koruyucu örtü
(Askeri,Teknik) protective covering
koruyucu örtü
protecting mat
koruyucu örtü
protective blanket
kurşun örtü
lead coating
metal örtü
metallic coating
nihai örtü
(Çevre) final cover
oksit örtü
oxide coating
parçalı örtü
patchwork
sıyrık örtü
stripped coating
tabak altlığı örtü
doily
tabak altlığı örtü
doiley
çinko örtü
zinc coating
ölü örtü bot
forest floor
şapkaya takılan örtü
havelock
Türkçe - Türkçe
Örtmek için kullanılan şey
Yapılarda çatı, dam
Örtmek için kullanılan şey: "Hekim, hastanın üstündeki örtüyü açtı."- M. Ş. Esendal
Bir petrol yatağını örten geçirimsiz oluşuk
Kapak
(Osmanlı Dönemi) SEMAVE
kuvertür
(Osmanlı Dönemi) PUŞİDE
mizar
puşide
diri örtü
Ormanlık bölgelerde ağaçların altında yeşeren çalı, çırpı veya odunsu bitkiler
ölü örtü
Dökülen yaprak ve başka bitki kalıntılarından oluşan örtü
örtü