to consider carefully

listen to the pronunciation of to consider carefully
İngilizce - Türkçe
ölçüp biçmek
deliberate
{s} kasti
deliberate
{s} kasıtlı

Kasıtlı bir şekilde bana baktı ve toplantı salonundan ayrıldı. - She looked at me in a deliberate way and left the meeting room.

O, camı kasıtlı olarak kırdı. - He deliberately broke the glass.

deliberate
{f} tartmak
deliberate
{s} kasıtlı, maksatlı, önceden tasarlanmış
deliberate
{s} tasarlanmış
deliberate
{f} düşün

Jüri üç gün boyunca düşündü. - The jury deliberated for three days.

Onun kasıtlı olduğunu düşünüyor musun? - Do you think that was deliberate?

deliberate
{s} planlanmış
deliberate
{s} emin
deliberate
telaşsız
deliberate
kasıtlı/temkinli
deliberate
{s} ağır
deliberate
{s} temkinli, ölçülü, dikkatli
deliberate
{f} düşünmek
deliberate
{f} düşünüp taşınmak, ölçünmek, tartmak
deliberate
{f} görüşmek, müzakere etmek
deliberate
{s} tedbirli
deliberate
{f} danışmak
deliberate
{f} üzerinde tartışmak
İngilizce - İngilizce
deliberate
to consider carefully

    Heceleme

    to con·sid·er care·ful·ly

    Türkçe nasıl söylenir

    tı kınsîdır kerfıli

    Telaffuz

    /tə kənˈsədər ˈkerfəlē/ /tə kənˈsɪdɜr ˈkɛrfəliː/

    Günün kelimesi

    ignoramus