görüşmek

listen to the pronunciation of görüşmek
Türkçe - İngilizce

görüşmek teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı

negotiate Harun is willing to negotiate. - Harun görüşmek için istekli.
discuss Harun didn't want to discuss the details. - Harun ayrıntıları görüşmek istemiyordu.
meet I want to meet people and have fun. - İnsanlarla görüşmek ve eğlenmek istiyorum.
interview I'd like to interview Harun. - Harun'la görüşmek istiyorum.
keep in touch
to see each other; to have an interview; to see, to contact; to talk sth over (with sb), to discuss, to negotiate, to debate, to consult (with sb)
(Hukuk) to debate
to talk (with), chat (with), converse (with); to meet (someone) for a chat
to visit each other, see each other
to have an interview with
to discuss, talk over, have a conversation about
to visit, see
see
argue
get into touch
approach
talk We want to talk to you. - Biz seninle görüşmek istiyoruz.
have a talk with
confer
canvass
reason
consult
powwow
contact
parley
deliberate
have an interview
confer on
(Dilbilim) come in contact with
confer with
consult with
debate
talk over
get on to sb
reach
moot
meet with Tell Harun I'd like to meet with him immediately. - Harun'a derhal onunla görüşmek istediğimi söyle.
negociate
görüşmek üzere
au revoir
görüşmek üzere
let's meet again
görüşmek üzere
See you soon See you soon. - Görüşmek üzere.
görüşmek üzere
See you later!
görüşmek üzere!
See you! I want to see your mother. - Annenle görüşmek istiyorum.
görüşmek dileğiyle
hoping to see you
görüşmek dileğiyle
hope to see you
tekrar görüşmek
meet again We should definitely meet again soon. - Biz kesinlikle yakında tekrar buluşmalıyız.
görüşmek üzere
see you later
görüşmek üzere
see you again Hope to see you again next year. - Gelecek yıl tekrar görüşmek ümidiyle.
görüşmek üzere
catch you on the flip side
görüşmek üzere
I'll see you around
yakında görüşmek üzere
See you soon We'll see you soon. - Seni yakında göreceğiz.
ayrıntılarıyla görüşmek
thrash out
ayrıntılarıyla görüşmek
thresh out
bir tercümanla görüşmek istiyorum
I'd like an interpreter
daha sonra görüşmek üzere
See you later I'll see you later today. - Bugün daha sonra seni göreceğim.
gizlice görüşmek
go into a huddle
görüşmek üzere
toodle
kiminle görüşmek istemiştiniz
Who would you like to speak to
telefonla görüşmek
call in
yarın görüşmek üzere
See you tomorrow See you tomorrow at the library! - Yarın kütüphanede görüşürüz!
yerlilerle görüşmek
palaver
görüşmek