dikkatli

listen to the pronunciation of dikkatli
Türkçe - İngilizce

dikkatli teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı

watchful Be watchful. - Dikkatli ol.
careful Haluk is a careful worker. - Altemur dikkatli bir işçi.
attentive You need to be more attentive. - Daha dikkatli olmalısın.
cautious I want to be cautious. - Dikkatli olmak istiyorum.
thoughtful You should be more thoughtful of your safety. - Güvenliğiniz hakkında daha dikkatli olmalısın.
canny
attentively, carefully, cautiously
solicitous
deliberate
conscientious
argus
diplomatic
argus-eyed
close
tender
alert My son needs to be more alert at school. - Oğlum okulda daha dikkatli olmalı.
thorough Ertuğrul is thorough. - Altemur dikkatli.
(deyim) on the ball
shy
selective
hooly
punctilious
eagle-eyed
vigilant Be vigilant. - Dikkatli olun.
advertent
assiduous
circumspect
intense
argus eyed
gingerly
heedful
mindful I wasn't being mindful and got on a wrong bus by mistake. - Dikkatli değildim ve yanlışlıkla hatalı otobüse bindim.
regardful
intent
wary Feridun is getting wary. - Aykut dikkatli oluyor.
careful, cautious, chary, attentive, alert, scrupulous, circumspect, assiduous, diligent, regardful, studious, close
attentive, careful, cautious
studious
sleepless
particular
rigorous
scrupulous
{s} observant Altemur is observant. - Haldun dikkatli.
meticulous
sedulous
strict
prudent
painstaking
conservative
diligent Being careful and diligent is necessary, but not sufficient for passing this course. - Dikkatli ve çalışkan olmak gereklidir, fakat bu kursu geçmek için yeterli değildir.
chary
carefull
fine
observing
calculating
minute
exact
dikkatli olmak
watch out
dikkatli bir şekilde
rigorously
dikkatli ol
be careful! We need to be careful. - Bizim dikkatli olmamız gerekiyor.
dikkatli olmak
mind He made up his mind to become a pilot. - O, bir pilot olmak için kararını verdi.
dikkatli bir şekilde
over
dikkatli bir şekilde
shyly
dikkatli ol
be cautious I want to be cautious. - Dikkatli olmak istiyorum.
dikkatli ol!
watch your step! Watch your step when you get on the train. - Trene bindiğinde dikkatli ol.
dikkatli ol!
take care! You take care now. - Şimdi dikkatli ol.
dikkatli olma
reck
dikkatli olma
carefulness
dikkatli olmak
watch one's step
dikkatli olmak
be on the ball
dikkatli olmak
keep one's eyes peeled
dikkatli olmak
be watchful Be watchful. - Dikkatli ol.
dikkatli olmak
watch out for
dikkatli olmak
keep one's eyes open
dikkatli taşıyın
handle with care
dikkatli şekilde
carefully I usually read labels carefully. - Genellikle etiketleri dikkatli okurum.
dikkatli bakmak
look carefully
dikkatli bulunmak
have care
dikkatli düşünmek
think carefully
dikkatli inceleme
scrutiny
dikkatli okumak
read carefully
dikkatli olma
being careful Tanju noticed Mine wasn't being careful. - Altemur Mine'nin dikkatli olmadığını fark etti.
dikkatli olma
thoughtfulness
dikkatli olma
vigilance
dikkatli olmak
be careful! We need to be careful. - Bizim dikkatli olmamız gerekiyor.
dikkatli olmak
pay heed to
dikkatli olmak
to be careful; to watch out; to take care; to watch one's step
dikkatli olmak
reck
dikkatli olmak
take care You take care now. - Şimdi dikkatli ol.
dikkatli olmak
be particular about
dikkatli olmak
take heed
dikkatli olmak
give heed to
dikkatli olun kapılar kapanıyor
be careful the doors are closing
dikkatli sürücü
careful driver Aykut is a very careful driver. - Tanju çok dikkatli bir sürücüdür.
dikkatli temizleme
(Çevre) deliberate decontamination
dikkatli tutun
handle with care
dikkatli ve kuralcı
prim and proper
çok dikkatli
meticulous
pek dikkatli olmayan
casual
bu bluzlara lütfen dikkatli davranır mısınız
Would you please be careful with these blouses
daha dikkatli ol
have a care
sözcük seçiminde dikkatli
quibbling
sözcük seçiminde dikkatli kimse
quibbler
yolda dikkatli olma
road sense
Türkçe - Türkçe

dikkatli teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

Dikkat eden, özen gösteren (kimse)
Titiz, araştırıcı, sorgulayıcı: "Bir yabancının dikkatli bakışından ürkerek susacağından korkmuştu."- R. H. Karay
Titiz, araştırıcı, sorgulayıcı
pürdikkat
dikkatli