tedbirli

listen to the pronunciation of tedbirli
Türkçe - İngilizce
{s} cautious

Do you think I'm being too cautious? - Çok tedbirli olduğumu düşünüyor musun?

We're being cautious. - Biz tedbirli davranıyoruz.

{s} prudent

We need to be prudent. - Tedbirli olmamız gerekiyor.

You should have been more prudent. - Daha tedbirli olmalıydın.

careful
hooly
argus
fail-proof
precautious
vigilant
politic
guarded
tactical
forethoughted, provident; prudent
forethoughtful
forethoughtedly, providently; prudently
circumspect, chary, prudent, cautious
fail proof
precautionary
advised
wary

Mary is wary of strangers. - Mary yabancılara karşı tedbirli.

well-advised
prudential
cagey
canny
discreet
Fabian
deliberative
deliberate
circumspect
fail-safe
fail safe
sparing
chary
gingerly
judicious
precautional
forehanded
well advised
failsafe
providencs
tedbirli olmak
guard
tedbirli olmak
be prudent
tedbirli davranmak
Do something with caution, do something with care
tedbirli davranmak
Do something gingerly
tedbirli davranmak
to cautious
tedbirli bir biçimde
forethoughtfully
tedbirli bir şekilde
forehandedly
tedbirli bir şekilde
tactically
tedbirli bir şekilde
vigilantly
tedbirli bir şekilde
warily
tedbirli insan kuralı
(Ticaret) prudent man rule
tedbirli karakol süresi
(Askeri) prudent limit of patrol
tedbirli kimse
hedger
tedbirli olma
deliberation
tedbirli olmak
hold back
tedbirli uçuş sahası
(Askeri) airspace caution area
tedbirli yakma
advance burn
tedbirli yatırım
(Ticaret) prudent investment
tedbirli şekilde
providently
Türkçe - Türkçe
Hazırlıklı bir biçimde, önceden düşünerek
Önceden hazırlıklı davranan, önlemini zamanında alan, müdebbir: "Terbiyeli, tedbirli, ağzı sıkı, aklı başında bir hizmetçi arıyorlar."- H. R. Gürpınar
Önceden hazırlıklı davranan, önlemini zamanında alan, müdebbir
Hazırlıklı bir biçimde, önceden düşünerek: "Mektubunu yazı makinesinde yazarak ihtiyatlı ve tedbirli hareket etmeyi unutmamış."- R. H. Karay
(Hukuk) MÜDEBBİR
tedbirli