circumspect, wary, advised, flow

listen to the pronunciation of circumspect, wary, advised, flow
İngilizce - Türkçe

circumspect, wary, advised, flow teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

deliberate
{s} kasti
deliberate
{s} kasıtlı

Polise göre yangın kasıtlı olarak çıkarıldı. - Police think the fire was deliberately lit.

O, kasıtlı olarak bir çatışmayı provoke etmeye devam etti. - He deliberately kept on provoking a confrontation.

deliberate
{f} tartmak
deliberate
{s} kasıtlı, maksatlı, önceden tasarlanmış
deliberate
{s} tasarlanmış
deliberate
{f} düşün

Jüri üç gün boyunca düşündü. - The jury deliberated for three days.

Onun kasıtlı olduğunu düşünüyor musun? - Do you think that was deliberate?

deliberate
{s} planlanmış
deliberate
{s} emin
deliberate
telaşsız
deliberate
kasıtlı/temkinli
deliberate
{s} ağır
deliberate
{s} temkinli, ölçülü, dikkatli
deliberate
{f} danışmak
deliberate
{f} düşünüp taşınmak, ölçünmek, tartmak
deliberate
{f} görüşmek, müzakere etmek
deliberate
{f} düşünmek
deliberate
{f} üzerinde tartışmak
deliberate
{s} tedbirli
İngilizce - İngilizce
{a} deliberate
circumspect, wary, advised, flow