terrifying

listen to the pronunciation of terrifying
İngilizce - Türkçe
{s} korkunç

Asla bunun gibi korkunç bir roman okumadım. - Never have I read so terrifying a novel as this.

O zaman, ben korkunç halüsinasyonlar görürdüm. - At that time, I used to have terrifying hallucinations.

dehşet verici
çok korkunç
{s} dehşetli
{s} çok korkutucu
terrify
çok korkutmak
sublime
muhteşem
sublime
(Matbaacılık, Basımcılık) Müthiş doğa olayları karşısında kendini korkuyla karışık bir mükemmel hissetme durumu ve bu durumdan zevk almadır
sublime
{s} son derece
terrify
ödünü patlatmak
sublime
süblime
terrify
ürkütmek
sublime
gurur verici
sublime
ulu
terrify
dehşete düşür
terrify
korkutmak

O herkesi korkutmak için yeterliydi. - That was enough to terrify anyone.

sublime
{f} yücelmek
sublime
yüceleştir
sublime
{s} büyük
sublime
heybetli
sublime
(fiil) süblimleştirmek, yüceltmek, bilinçaltındaki güdülerini iyiye yöneltmek, süblimleşmek, yücelmek, yükselmek, ulvileşmek
sublime
ulvileştirmek
sublime
{f} yükselmek
sublime
son derece güzel
sublime
arınmak
sublime
{s} yüce

Eugenie yüceydi, o bir kadındı. - Eugenie was sublime, she was a woman.

Onun dövüş sanatları kahramanlığı zaten yüce mükemmellik seviyesine ulaştı. - His martial arts prowess has already reached a level of sublime perfection.

sublime
yükseltmek
sublime
arıtmak
sublime
{s} olağanüstü
terrify
korkut

Sami kızları korkutuyordu. - Sami was terrifying the girls.

O herkesi korkutmak için yeterliydi. - That was enough to terrify anyone.

terrify
dehşete düşürmek
terrify
(Askeri) TEDHİŞ ETMEK
İngilizce - İngilizce
Frightening or intimidating
Present participle of terrify
Of a formidable nature; terrific
causing extreme terror; "a terrifying wail"
If something is terrifying, it makes you very frightened. I still find it terrifying to find myself surrounded by large numbers of horses = frightening. extremely frightening terrifying experience/ordeal
dismayful
sublime
terrify
To menace or intimidate
terrify
to fill with extreme fear
terrify
{v} to fright, make afraid, scare, shock
terrify
To frighten greatly; to fill with terror
terrify
{f} scare, frighten greatly, intimidate
terrify
fill with terror; frighten greatly
terrify
If something terrifies you, it makes you feel extremely frightened. Flying terrifies him + terrified ter·ri·fied He was terrified of heights She was terrified that Ronnie would kidnap Sam. to make someone extremely afraid (terrificare, from terrificus; TERRIFIC)
terrify
To alarm or shock with fear; to frighten
terrify
To make terrible
terrifying

    Heceleme

    ter·ri·fy·ing

    Türkçe nasıl söylenir

    terıfayîng

    Telaffuz

    /ˈterəˌfīəɴɢ/ /ˈtɛrəˌfaɪɪŋ/

    Etimoloji

    [ 'ter-&-"fI ] (transitive verb.) 1575. Latin terrificare, from terrificus.

    Videolar

    ... and terrifying. Users will be strongly incentivized to settle quickly, rather than face the dreadful ...

    Günün kelimesi

    affiance