taklidi

listen to the pronunciation of taklidi
Türkçe - İngilizce
imitation
imitative
counterfeit
taklit
imitation

Compare this genuine jewel with that imitation. - O taklit ile bu gerçek mücevheri karşılaştırın.

Beware of imitations. - Taklitlerinden sakının.

taklit
{i} mimic

A parrot can mimic a person's voice. - Papağan bir insanın sesini taklit edebilir.

He began to mimic the speech and gait of persons in the street. - O, sokaktaki kişilerin konuşma ve yürüyüşünü taklit etmeye başladı.

taklit
{i} fake

I think Tom will be pretty mad when he finds out that the painting he bought is a fake. - Sanırım satın aldığı resmin taklit olduğunu öğrendiğinde Tom oldukça kızacak.

Mary bought a fake Gucci handbag. - Mary taklit bir Gucci çanta satın aldı.

taklidi kelime
fake words
taklidi mal
(Ticaret) counterfeit goods
taklidi yapmak
sham
taklit
{s} counterfeit

Newton was instrumental in developing techniques to prevent counterfeiting of the English money. - Newton İngiliz parası taklitçiliğini önlemek için gelişen tekniklerde etkiliydi.

taklit
{i} mock

Mockery is the food of fools. - Taklit aptalların yiyeceğidir.

He continued to mock me. - O beni taklit etmeye devam etti.

taklit
{s} simulated
taklit
{i} impression
taklit
hit-off
taklit
takeoff
taklit
imitate

This bird can imitate the human voice. - Bu kuş insan sesini taklit edebilir.

He imitated the works of Van Gogh. - Van Gogh'un eserlerini taklit etti.

taklit
falsification
taklit
(Kimya) simulant
taklit
chav
taklit
wrong
taklit
phony
taklit
travesty
taklit
simulacrum
taklit
simulation
taklit
shoddy
taklit
spurious
taklit
dummy
taklit
{i} affectation
taklit
imitated

He imitated the works of Van Gogh. - Van Gogh'un eserlerini taklit etti.

After Tom had drunk quite a bit of beer at the party, he imitated Chewbacca's voice. - Tom partide biraz bira içtikten sonra o, Chewbacca'nın sesini taklit etti.

taklit
be imitated
altın taklidi
talmi gold
altın taklidi metal
pinchbeck
altın taklidi pirinç
ormolu
astragan taklidi
imitation astrakhan
elmas taklidi
paste
elmas taklidi
rhinestone
elmas taklidi mücevher
paste jewelry
flanel taklidi pamuklu kumaş
flannelet
flanel taklidi pamuklu kumaş
flannelette
imza taklidi
forgery
ipek taklidi kumaş
(Tekstil) pongee
kadife taklidi
velour(s)
kürk taklidi
imitation fur
mermer taklidi
scagliola; marbling
saten taklidi kumaş
satinet
saten taklidi kumaş
satinette
saten taklidi pamuklu kumaş
sateen
taklit
{i} mimesis
taklit
(Hukuk) counterfeit, imitation
taklit
{i} mockery

Mockery is the food of fools. - Taklit aptalların yiyeceğidir.

As a result, he gets something which technically is correct, but in its essence is just a mockery. - Sonuç olarak, o teknik olarak doğru bir şey alır ama esasen o bir taklittir.

taklit
mimicking; impersonating; mocking
taklit
snide
taklit
trying to act like, imitating, aping (someone, an animal)
taklit
imitation; takeoff; counterfeit; imitated, false, counterfeit, sham, fake, spurious
taklit
take off
taklit
sham
taklit
gold brick
taklit
fake; counterfeit
taklit
{i} repetition
taklit
{i} bastard
taklit
impersonation

Tom does impersonations of famous people. - Tom ünlü kişilerin taklitlerini yapar.

taklit
{i} mimicry
taklit
brummagem
taklit
imitative
taklit
bogus
taklit
copying, reproducing, duplicating, making an imitation of
taklit
postiche
taklit
reproduction
taklit
false
taklit
faking; counterfeiting
taklit
{i} echo
taklit
pinchbeck
taklit
hit off
tirşe taklidi bez
vellum cloth
tirşe taklidi kağıt
vellum paper
yağlıboya taklidi resim
oleograph
taklidi