kibarlar

listen to the pronunciation of kibarlar
Türkçe - İngilizce
gentlefolks
the nobilities
the upper ten
gentlefolk
polite society
the fashionables
kibar
kind

You're really too kind. - Sen gerçekten çok kibarsın.

Mary takes Bill's kindness for granted. - Mary Bill'in kibarlığını doğal karşılıyor.

kibar
{s} courteous

Be courteous and respectful. - Kibar ve saygılı olun.

kibar
{s} polite

You should try to be more polite. - Daha kibar olmayı denemelisin.

You should try to be more polite. - Daha kibar olmaya çalışmalısınız.

kibar
{s} gentle

Basset hounds are gentle dogs. - Basset tazıları kibar köpeklerdir.

Tom is a very gentle person. - Tom çok kibar bir insandır.

kibarlar alemi
realm of polite society
kibar
elegant

The Browns are an elegant and happy family. - Brownlar kibar ve mutlu bir ailedir.

kibar
{s} urbane
kibar
attentive
kibar
mild
kibar
well-disposed
kibar
noble
kibar
easy-going
kibar
decorous
kibar
debonair
kibar
genteel
kibar
gentil
kibar
kid-glove
kibar
wellbred
kibar
courtly
kibar
friendly
kibar
hooly
kibar
nice

That's very nice of you, Willie answered. - Çok kibarsın diye Willie yanıtladı.

He met a nice young man. - O, kibar genç bir adamla tanıştı.

kibar
slimy
kibar
refined
kibar
civil

I will write him a civil answer. - Ona kibar bir cevap yazacağım.

kibar
grand
kibar
decent

Tom is one of the most decent men I know. - Tom tanıdığım en kibar erkeklerden biri.

kibar
{s} sharp
kibar
delicate
kibar
{s} exquisite
kibar
well mannered
kibar
{s} bland
kibar
silkstocking
kibar
{s} polished
kibar
{s} gallant

He is a very gallant gentleman. - O çok kibar bir beyefendidir.

kibar
gaiiant
kibar
{s} distingue
kibar
well born
kibar
well disposed
kibar
{s} fashionable
kibar
blancmange
kibar
aristocratical
kibar
well-bred, refined
kibar
chivalrous
kibar
kid glove
kibar
douce
kibar
tasteful, correct (thing)
kibar
civilized
kibar
aristocratic
kibar
well-born
kibar
distinguish
kibar
polite, kind, refined, courteous, civil, well-bred; noble, distinguished
kibar
{s} parliamentary
Türkçe - Türkçe

kibarlar teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

kibarlar alemi
Yüksek sosyete
KİBAR
(Osmanlı Dönemi) (Kebir. C.) İnce ve nârin yapılı. Terbiyeli ve nezaket sahibi. Hassas
KİBAR
(Osmanlı Dönemi) Kebirler. Büyük rütbeliler. Büyükler
kibar
Büyükler, ulular
kibar
Zengin, soylu, köklü (kimse, aile): "Telefona giderek kibar ve varlıklı insanlara has bir şive ile köşkten otomobili istetti."- H. Taner
kibar
Seçkin, değerli
kibar
Davranış, düşünce, duygu bakımından ince, nazik olan (kimse): "İşte senin bu kibar, bu efendi hâllerine bayılıyorum."- Y. Z. Ortaç
kibar
Davranış, düşünce, duygu bakımından ince, nazik olan (kimse)
kibar
Zengin, soylu, köklü (kimse, aile)
kibar
Seçkin, değerli: "Fazla bolluk da görmemiş bir ailenin kibar eşyaları sessiz bir şekilde âdeta hitap ediyordu."- S. F. Abasıyanık
kibar
ince ve nazik olan
kibarlar