kes!

listen to the pronunciation of kes!
Türkçe - İngilizce
(Konuşma Dili) chuck it
{f} hewed
(Bilgisayar) kill

I need some medicine to kill the pain. - Ağrıyı kesmek için biraz ilaca ihtiyacım var.

Can you give me something to kill the pain? - Bana ağrıyı kesecek bir şey verebilir misin?

plimsoll
sneaker
cut off

You should cut off your connections with that group. - O grupla bağlantıları kesmelisin.

Upon the day appointed for their execution she cut off her hair and dressed herself as if going to a fete. - Onların idamı için belirlenen günde, o sanki şölene gidiyormuş gibi saçını kesti ve giyinip kuşandı.

hew
cut the cackle
{f} hewn
{f} excise
{f} cutting

If you're not out of the shower in five minutes, I'm cutting the hot water! - Beş dakika içinde duştan çıkmazsan, sıcak suyu kesiyorum!

Tom is cutting corners. - Tom köşeleri kesiyor.

{f} cut

These scissors don't cut well. - Bu makas iyi kesmiyor.

The scissors won't cut anything. - Makas bir şey kesmez.

{f} shear
cutoff
{f} hack

Tom hacked Mary's leg off with a rusty machete. - Tom paslı bir pala ile Mary'nin bacağını kesti.

Tom hacked Mary's arm off with a sword. - Tom Mary'nin kolunu bir kılıçla kesti.

{f} knife

The tip of the knife blade is sharp. - Bıçak ağzının ucu keskindir.

He cut his finger with the knife. - O, bıçakla parmağını kesti.

cut in

Don't cut in while we're talking. - Biz konuşuyorken kesme.

She cut in when we were talking. - Biz konuşurken sözümüzü kesti.

truncate
cut down

After his heart attack, Jim had to cut down on his sugar intake. - Jim kalp krizinden sonra, şeker alımını kesmek zorunda kaldı.

They cut down the tree. - Onlar ağacı kestiler.

{f} rip
{f} shorn
curtail
amputate

I had to amputate Tom's leg. - Tom'un bacağını kesmek zorunda kaldım.

Tom had one of his legs amputated. - Tom bacaklarından birini kestirdi.

break

The thief cut the telephone lines before breaking into the house. - Eve girmeden önce, hırsız telefon hatlarını kesmiş.

Stop, you're breaking my heart. - Kes, kalbimi kırıyorsun.

cut it out!
heckle
cut it out

You're not a child anymore so cut it out! - Artık bir çocuk değilsin bu yüzden kes artık.

gash
resect
basketball shoe, (high-topped) sneaker
have done

What you have done is absolutely inexcusable. - Yaptığın şey kesinlikle affedilmez.

Stop acting like this Tom! I'm tired of this nonsense! Just have done with it already! - Böyle davranmayı kes Tom! Bıktım bu saçmalıktan! Bırak bu işleri artık!

shutt off
less of that
cut#off
trepan
slit

Tom slit open the envelope. - Tom zarfı keserek açtı.

Tom slit Mary's throat. - Tom Mary'nin boğazını kesti.

shutt#off
trephine
lance
dry up
exscind
gym boot, sneaker
İngilizce - İngilizce
the kestrel
kes
Uncut hair, one of the five physical symbols that a Khalsa Sikh must have It is a symbol of spirituality
The ISO 4217 currency code for the Kenyan Shilling
Unshorn Hair
kes!