kök

listen to the pronunciation of kök
Türkçe - İngilizce
root

Such languages as Russian, Polish, Czech and Bulgarian have common Slavic roots. - Rusya, Polonya, Çek ve Bulgaristan'ın ortak Slav kökleri var.

The roots of this tree go down deep. - Bu ağacın kökleri derinlere uzanıyor.

base
stem
root; origin; base, basis; radical; root
radix
radical word
etymon
stem; ground form
grass roots
tuning peg (of a saz)
rhizo
origin

I have French nationality but Vietnamese origins. - Milliyetim Fransız ama Vietnam kökenliyim.

Whatever the origin is, Valentine's Day has had a long and romantic history. - Kökeni ne olursa olsun, Sevgililer Günü'nün uzun ve romantik bir öyküsü vardır.

radical

This discovery has the potential to radically change the field. - Bu keşif alanı kökünden değiştirmek için potansiyele sahiptir.

It was a radical change. - O bir köklü değişiklikti.

tiller
theme
(Biyokimya) residue
race

Employers cannot refuse to hire workers because of their race, religion, ethnic origin, skin colour, sex, age, marital status, disability or sexual orientation. - İşverenler ırkları, dinleri, etnik kökenleri, deri renkleri, cinsiyetleri, yaşları, medeni durumları, engellilikleri ya da cinsel yönelimleri nedeniyle işçileri işe almayı reddemezler.

tuber
basis
offshoot
ground form
{i} Fang
rootstock

The orchardist grafted an apple bud onto the rootstock. - Meyve bahçesi uzmanı bir elma tomurcuğunu kök gövde üzerine aşıladı.

kök salmak
root
kök filizi
tiller
kök salmak
take root
kök sürgünü
stool
kök hücre
(Tıp, İlaç) stem cell
kök kaplama
root coating
kök nar
root Pomegranate
kök çarpanı
Root multiplier
kök alma
evolution
kök boya
madder
kök gövde
root stock
kök halinde olan
radical
kök halindeki sözcük
radical word
kök ile beslenen
rhizophagous
kök işareti
radical
kök işareti
radical sign
kök kalıntısı
stump

He stumbled on the stump. - O, kök kalıntısı üzerinde tökezledi.

kök kırmızısı
alizarin
kök salmak
to take root, to strike root, to root
kök salmak
plant
kök salmak
strike
kök sökme aleti
rooter
kök söktürmek
to give (sb) a hard time
kök sözcük
radix
kök sözcük
primitive
kök tedavisi
root treatment
kök tutmak
to root
kök tümörü
bacterial crown gall
kök çürüklüğü
root rot
kök ürünleri
root crops
ilkel kök
(Matematik) primitive root
kökler
roots

If you have no food, you got to eat roots and insects in order to survive. - Yiyeceğiniz yoksa, hayatta kalmak için kökleri ve böcekleri yemek zorundasınızdır.

Pull the plant up by the roots. - Bitkiyi kökleriyle çekin.

serbest kök
(Gıda,İnşaat) free radical
sarı kök
yellow root
derin kök
deep root
ek kök
adventitious root
esmer kök
figwort
havada yetişen kök
aerial root
havai kök
aerial root
ihtiyaç yönetim sistemi; ortalama kare kök
(Askeri) requirements management system; root-mean-square
ikili kök gram
root used for forming both nouns and verbs
ince kök
rootlet
kalan kök
(ağaç vb.) stub
karakteristik kök
characteristic root
kare kök
square root
kare kök alma
extraction
kazık kök
tap root
kazık kök
taproot
kazık kök bot
taproot
kesir ve kök şablonları
(Bilgisayar) fraction and radical templates
kompleks kök
(Matematik,Teknik) complex root
küp kök
cube root

The cube root of twenty-seven is three. - Yirmi yedinin küp kökü üçtür.

kırmızı kök boyası
turkey red
lifli kök
(Botanik, Bitkibilim) fibrous root
lifli kök
(Botanik, Bitkibilim) adventitious root
primer kök
(Botanik, Bitkibilim,Teknik) primary root
sonsuz kök
(Matematik) infinite root
tek değerli kök
phenyl
telsiz alt sistemi; uzak sensör alt sistemi; ortalama toplam kök
(Askeri) radio subsystem; remote sensors subsystem; root-sum-squared
yalın kök
bare root
yumru kök
tuber
yumru kök
(Botanik, Bitkibilim) tuberous rot
yumru kök bot
tuber; tubercle
Türkçe - Türkçe
Köküyle ve sapıyla çıkarılan bitkilerin tanesi
Bir kimseyi bir yere bağlayan manevi temel güçlerin bütünü
Kara hayatına uymuş olan gelişmiş bitkilerde, genel olarak toprak içerisine doğru büyüyen ama nadiren toprak üstünde de bulunan bir organ
Bilinmeyenin yerine konulduğunda uygun düşen gerçek veya birleşik değer
Mavi
Bazı şeylerde dip bölüm
Dip, temel, esas
Sap
Sap. Süsende olduğu gibi, her yıl kök süren ve yer üstüne sap çıkaran çok yıllık yer altı gövdesi
Kaynak, köken
Sazın tellerini burmada kullanılan burgulu kulak
Kaynak, köken: "Ölenle, son zamanları gevşeyen, azalan, fakat kökleri mazinin sağlamlığı içinde kalan eski bir aşinalığım vardı."- A. Ş. Hisar
Kelimenin her türlü ekler çıkarıldıktan sonra kalan anlamlı bölümü: Yaptırmak kelimesinde kök, yap- bölümüdür
Olağan şartlarda çevresinden yalıtılamayan, ancak birçok tepkimede nitelik değiştirmeden geçebilen atom kümesi
Tane
Sazı kurmaya yarayan burgu, kulak
Denklemde bilinmeyenin yerine konulduğunda uygun düşen gerçek veya birleşik değer
Bitkileri toprağa bağlayan ve onların, topraktaki besi maddelerini emmesine yarayan klorofilsiz bölüm
Süsende olduğu gibi, her yıl kök süren ve yer üstüne sap çıkaran çok yıllık yer altı gövdesi
Dip bölüm
Dip, temel, esas: "Ta gölden başlayan tipi ve fırtına Şebben'in sıcak evini kökünden sarsıyordu."- H. E. Adıvar
cezr
(Osmanlı Dönemi) CİZN
cezir
kök bacaklılar
Kök biçiminde, yalancı ayak denilen protoplazma uzantılarıyla hareketlenen, besinlerini bulan, amipleri, günsüleri, deliklileri ve ışınlıları içine alan tek hücrelilerden bir sınıf
kök bilgisi
Köken bilimi
kök boyası
Bu bitkinin köklerinden elde edilen kırmızımsı sarı bir boya, kök kırmızısı, alizarin
kök doğrayıcısı
Yedek besin maddelerini köklerinde toplayan, pancar, şalgam gibi kök yemlerin doğranması için kullanılan, bazen temizleme kafesi de bulunan özel bir alet
kök işareti
Kök alma işlemini gösteren " " işareti
kök kaplama
Ağacın köklerinden elde edilen, güzel desenli bir kaplama çeşidi
kök kurdu
Danaburnu
kök kırmızısı
Kök boyası, alizarin
kök mantar
Meşe, çam ve fındık gibi ağaçların köklerinde yerleşen, iplik görünüşünde bir mantarın emeciyle, kökün ortak yaşama biçimindeki birleşmesinden oluşan mantar
kök sap
Süsende olduğu gibi her yıl kök süren ve yer üstüne sap çıkaran, çok yıllık yer altı gövdesi
kök saplı
İnci çiçeği veya eğrelti gibi çok yıllık kök sapı bulunan bitki
çift kök
Bir fonksiyonda hem f(a)=0 hem de f'(a)=0 koşullarını sağlayan a değeri. Bir polinom kök faktörlerine ayrıldığı zaman a noktasındaki çift kök (x-a)**2 olarak ifade edilir
acı kök
Lohusa otu köklerinin kurutularak dövülmesiyle elde edilen acı bir toz
ana kök
Tohumun çimlenmesinden sonra kökçüğün toprağa dalarak gelişmesi sonucu oluşan ilk kök
ek kök
Sapın yanlarından çıkan ince kök
ikili kök
Hem isim kökü, hem fiil kökü gibi kullanılan kök
kazık kök
Havuçta olduğu gibi toprağa dikine giren koni biçiminde kök
kazık kök
Toprağın içinde derinlere doğru dik bir şekilde gelişen, üzerinden çıkan ikincil yan kökleri çoğunlukla az olan kök
kılcal kök
Ana kök, saçak kök ve yan köklerden çıkan ikincil, üçüncü kökler üzerinde bulunan ince kıl şeklindeki emici kök parçaları
saçak kök
Buğdayda olduğu gibi asıl kökün çevresindeki ek köklerin gelişmesiyle oluşan kök topluluğu
saçak kök
Kök boğazının hemen alt kısmından başlayıp çok dallanmış olarak toprakta yüzeysel şekilde gelişen kök
yumru kök
Patates, pancar, yer elması gibi yumru biçiminde olan kök
kök