geçişlik

listen to the pronunciation of geçişlik
Türkçe - İngilizce

geçişlik teriminin Türkçe İngilizce sözlükte anlamı

geçiş
passing
geçiş
transition

The DJ transitioned between two songs. - DJ iki şarkı arasında geçiş yaptı.

The transition from farm life to city life is often difficult. - Çiftlik hayatından şehir hayatına geçiş çoğunlukla zordur.

geçiş
passage

This is the passage to the sea. - Bu denize doğru geçiştir.

There is no passage for big vehicles here. - Burada büyük araçlar için geçiş yoktur.

geçiş
pass

Tom bought a VIP pass. - Tom bir VIP geçiş aldı.

I am used to hearing the train pass by my house. - Trenin evimin yanından geçişini duymaya alışkınım.

geçiş
(Denizbilim) pivot
geçiş
(Bilgisayar) run
geçiş
(Otomotiv) transfer
geçiş
modulate
geçiş
migration
geçiş
{i} transit

The educational system is in transition. - Eğitim sistemi geçiş aşamasında.

The transition from farm life to city life is often difficult. - Çiftlik hayatından şehir hayatına geçiş çoğunlukla zordur.

geçiş
crossing

I saw him crossing the street. - Onun caddeyi geçişini gördüm.

I saw her crossing the street. - Onun caddeyi geçişini gördüm.

geçiş
{i} changeover
Geçiş
transistion
geçiş
switched to
geçiş
mus. transition; modulation
geçiş
pass, passing; transit; transition
geçiş
intermediate tone between two primary colors
geçiş
progression
geçiş
modulation
geçiş
passing, crossing
geçiş
(Nükleer Bilimler) interpass
geçiş
acces
Türkçe - Türkçe

geçişlik teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

geçiş
Resimde iki ayrı rengi birbirine bağlayan ara ton
geçiş
Herhangi bir durumdaki değişme, intikal
geçiş
Geçme işi veya biçimi
geçiş
Bir parça süresince bir tondan başka bir tona atlama
geçiş
Ses organlarının bir durumdan ötekine geçmesi
geçiş
Geçme işi veya biçimi: "Bekleme sabırsızlığını çoktan kaybetmiş olduğum için vaktin geçişini pek fark etmiyordum."- R. N. Güntekin