gayretle

listen to the pronunciation of gayretle
Türkçe - İngilizce
flat out
strenuously
with an effort
heartily
keenly
fervently
arduously
ardently
enthusiastically
fervent
studious
fervid
zealously
with a will
gayret
effort

I'll make an effort to get up early every morning. - Her sabah erken kalkmaya gayret edeceğim.

She wrote the book with very little effort. - Çok az bir gayretle kitabı yazdı.

gayretle girişmek
put one's hand to the plow
gayretle girişmek
put one's hand to the plough
gayretle çalışmak
plug away
gayret
{i} enthusiasm
gayret
{i} struggle
gayret
(Hukuk) endeavour
gayret
exertion, effort, endeavour, toil, labour, ardour, zeal, enthusiasm, energy, diligence, struggle
gayret
assiduous
gayret
pains
gayret
spirit
gayret
drive
gayret
tug
gayret
dilligence
gayret
{i} endeavor

He has consistently endeavored to help the poor. - Fakirlere sürekli yardım etmeye gayret etti.

They endeavored in order to do their duty. - Görevlerini yapmak için gayret ettiler.

gayret
zeal

Tom is zealous, isn't he? - Tom gayretli, değil mi?

Tom is a very zealous worker. - Tom çok gayretli bir işçidir.

gayret
glow
gayret
vigor
gayret
{i} snap
gayret
go
gayret
ardour
gayret
verve
gayret
head of steam
gayret
avidity
gayret
snatch
gayret
{i} industry
gayret
diligence

Needless to say, diligence is a key to happiness. - Söylemeye gerek yok, gayret mutluluğa götüren bir anahtardır.

gayret
intentness
gayret
strenuousness
gayret
spurt
gayret
energy
Gayret
(Tıp) molimen
gayret
fervor
gayret
hastiness
gayret
{i} assiduity
gayret
{i} conation
gayret
fervent
gayret
ardour [Brit.]
gayret
{i} keenness
gayret
study

The teacher's talk stimulates Mary to study harder. - Öğretmenin konuşması, Mary'nin daha sıkı çalışması için gayrete getirir.

gayret
sedulity
gayret
{i} slog
gayret
{i} nerve
gayret
endeavour [Brit.]
gayret
effort, energy, perseverance
gayret
{i} fervency
gayret
pep
gayret
exertion
gayret
arduous effort, endeavor, exertion; zeal
gayret
{i} fervour
gayret
{i} vim
gayret
push
gayret
protective feeling. G
gayret
Keep at it!/Persevere!
gayret
fervour [Brit.]
gayret
{i} zip
gayret
{i} ardor
gayret
{i} studiousness
gayret
studious
zahmetle ve gayretle başarıya ulaşmak
plod
Türkçe - Türkçe

gayretle teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

GAYRET
(Osmanlı Dönemi) Dine, imana, namus gibi kıymetlere tecavüz edenlere karşı müdafaa için harekete gelmek
Gayret
(Osmanlı Dönemi) HAZEL
gayret
Olağanüstü çalışma, çaba, çalışma isteği
GAYRET
(Osmanlı Dönemi) Hareketli ve temiz hislerle çalışmak
GAYRET
(Osmanlı Dönemi) Kıskanmak, çekememek
GAYRET
(Osmanlı Dönemi) Dikkatle ve sebatla çalışmak
Gayret
(Osmanlı Dönemi) GAR
Gayret
(Osmanlı Dönemi) GAİR
Gayret
(Osmanlı Dönemi) HAMİYET
gayret
Kutsal sayılan şeylere yabancıların saldırmasını görmekten doğan dayanamama duygusu
gayret
(Osmanlı Dönemi) şeref, haysiyet, izzet
gayret
Koruma, esirgeme, kayırma duygusu
gayret
Olağanüstü çalışma, çaba, çalışma isteği: "Arkadaşlarına yardımcı olmak arzu ve gayreti onu acıklı bir duruma düşürüyordu."- M. Yesarî
gayretle