kılmak

listen to the pronunciation of kılmak
Turkish - English
to render, to make
to perform: namaz kılmak
render
to render, make: mümkün kılmak
do
nullify
make
kıl
bristle
geçersiz kılmak
invalidate
kıl
hair

Tom doesn't have hairy arms. - Tom'un kıllı kolları yok.

There's a hair in my soup. - Çorbamda bir kıl var.

geçersiz kılmak
nullify
geçersiz kılmak
overrule
hükümsüz kılmak
nullify
hükümsüz kılmak
void
imkansız kılmak
(Hukuk) preclude
namaz kılmak
pray
namaz kılmak
to perform the ritual prayers (of Islam)
ehil kılmak
(Kanun) qualify
etkisiz kılmak
neutralise
etkisiz kılmak
neutralize
etkisiz kılmak
disable
gerekli kılmak
necessitate
gereksiz kılmak
dispense with the need for
gereksiz kılmak
obviate
geçerli kılmak
(Bilgisayar) enable
geçersiz kılmak
cancel
hükümsüz kılmak
cancel
kıl
irksome
kıl
nerd
kıl
pesky
memnun kılmak
content
meskûn kılmak
to populate
mümkün kılmak
make it possible
mümkün kılmak
make possible
sürekli kılmak
perpetuate
yeterli kılmak
qualify
yetersiz kılmak
incapacitate
yetkili kılmak
authorize
yetkili kılmak
entitle
zorunlu kılmak
entail
çekici kılmak
endear
kıl
sod
kıl
bloody-minded
kıl
arse
kıl
pill

Where are the clean pillowcases? - Temiz yastık kılıfları nerede?

Tom took the pillowcase off the pillow. - Tom yastıktan yastık kılıfını çıkardı.

kıl
bugger
kıl
killjoy
kıl
nerk
kıl
slime
kıl
(İnşaat) fiber

Fiber-optic cables are made up of tiny glass fibers which are as thin as human hairs. - Fiber-optik kablolar insan kılları kadar ince minik cam elyafından oluşur.

kıl
pesty
kıl
wanker
benzer kılmak
like to make
etkisiz kılmak
to neutralize
kıl
tricho-
kıl
as cool as cucumber
kıl
creep
kıl
{s} hairy

Tom has really hairy arms. - Tom'un gerçekten kıllı kolları var.

Tom has a hairy chest. - Tom'un kıllı bir göğsü var.

kıl
chaeta
kıl
tricho
kıl
slide
kıl
{i} trichome
kıl
bitchy
kıl
disorder hair on the body
kılma
to make
aktif kılmak
make (something) active
cazip kılmak
make desirable
cazip kılmak
make it attractive
cemaatle namaz kılmak
to perform one's prayers in unison with a congregation
erkin kılmak
liberalize
eşzaman kılmak
synchronize
gereksiz kılmak
to make redundant, to render unnecessary
geçerli kılmak
to validate
geçersiz kılmak
to invalidate
geçersiz kılmak
override
geçersiz kılmak
debauch
geçersiz kılmak
vitiate
geçersiz kılmak
rescind
geçersiz kılmak
repeal
heyecanlı kılmak
sensationalize
hâkim kılmak
to make (someone, something) dominant (over)
hükümsüz kılmak
invalidate
hükümsüz kılmak
to nullify, annul, invalidate
hükümsüz kılmak
(Hukuk) (hukuki bir kararı veya usulü) nullify
hükümsüz kılmak
override
hükümsüz kılmak
to invalidate, to abolish yürürlükten kaldımak, iptal etmek
ilginç kılmak
make something interesting
isimsiz kılmak
anonymise
isimsiz kılmak
anonymize
karar kılmak
decide on
karar kılmak
to choose, settle upon (something) as one's choice
karar kılmak
settle
karar kılmak
to decide on
karar kılmak
decide up
karar kılmak
opt
komünizm prensiplerine bağlı kılmak
communize
kıl
(made of) bristle
kıl
slang (someone) one cannot stand, who makes one sick
kıl
goat hair
kıl
a (human) hair (especially one not of the scalp); an animal hair; bristle
kıl
moody
kıl
hair; bristle; nerk, nerd, wanker, killjoy, weirdo, drip; irksome, pesky, pesty, fussy, blood-minded
kıl
(made of) goat hair
kıl
slang someone one cannot stand, someone who makes one sick
makul kılmak
rationalize
meskûn kılmak
to populate (an uninhabited place)
minnettar kılmak
oblige
mukadder kılmak
to ordain
mümkün kılmak
render possible
mümkün kılmak
to enable
namaz kılmak
to perform the namaz
olanaklı kılmak
to enable
sahip kılmak
to put (someone) in possession of (something), make (someone) the owner or possessor of (something)
saçı kılmak
to scatter coins, candy, millet, rice, or confetti (at a wedding)
sorumlu kılmak
hold responsible
sorumlu kılmak
hold liable
tarafsız kılmak
neutralize
unutulmaz kılmak
make unforgettable
verimli kılmak
fertilize
yetkili kılmak
vest with
zevkli kılmak
make something pleasurable
zorunlu kılmak
pin down
zorunlu kılmak
to necessitate
şehit kılmak
martyrize
Turkish - Turkish
Etmek", "yapmak" anlamında yardımcı fiil olarak kullanılır: "Kitabımı elimden bırakmadığımı görmek bile onları mutlu kılmaya yetiyordu."- N. Cumalı
"Etmek", "yapmak" anlamında yardımcı fiil olarak kullanılır
Yerine getirmek
Namazı yerine getirmek: "Yemek pişirmiyorsa namaz kılıyordur."- Y. Z. Ortaç
KIL
Bazı hayvanların derisinde, insan vücudunun belli yerlerinde çıkan, üst deri ürünü olan ipliksi uzantı
KIL
Keçi tüyünden yapılmış veya dokunmuş olan: "Sana kız mı verirler / Kıl şalvar giymeyincek."- H. Türküsü
KIL
Bitkilerde görülen, genellikle silindirimsi, içi boş, çok ince uzantı
KIL
Keçi tüyü
Kıl
mu
kıl
Keçi tüyünden yapılmış veya dokunmuş olan
kıl
Kılığı ve görünümünden, davranışlarındanhoşlanılmayan kimse
kılma
Kılmak işi
namaz kılmak
Namaz ibadetini yerine getirmek
kılmak
Favorites