eingenommen

listen to the pronunciation of eingenommen
Almanca - Türkçe
alınan
beğenen, yana olan; önyargılı, peşin hükümlü
peşin hükümlü
İngilizce - Türkçe

eingenommen teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

adopted
{s} evlat edinilmiş

O bir bebekken evlat edinilmiştir. - She was adopted as an infant.

Evlat edinilmiş olduğumu biliyorum. - I know that I'm adopted.

held
tut

O, kolumu sımsıkı tuttu. - She held my arm firmly.

Resim bir iğne ile tutturuldu. - The picture was held on by a pin.

held
f., bak. hold
held
tutulmak

Birisi sorumlu tutulmak zorunda. - Someone's got to be held accountable.

adopted
evlatlık

Zengin tüccar çocuğu evlatlık aldı ve onu mirasçısı yaptı. - The rich merchant adopted the boy and made him his heir.

Anne evlatlık oğluna karşı zalimdi. - The mother was cruel to her adopted son.

adopted
tatbik edilen
adopted
uygulanan
captured
(Bilgisayar) yakalanan

Lütfen yakalanan kuşların gitmesine izin ver. - Please let the captured birds go.

Lütfen yakalanan kuşları serbest bırakın. - Please free the captured birds.

captured
mazbut
adopted
benimsedi

Tom defter tutma metodumuzu benimsedi. - Tom adopted our method of bookkeeping.

Tom Mary'nin fikrini benimsedi. - Tom adopted Mary's idea.

captured
yakala

Kelebekleri bir fileyle yakaladım. - I captured butterflies with a net.

O, David'in yakalanması gerektiğini söyledi. - He said Davis must be captured.

adopted
{s} benimsenen
adopted
{s} kabul edilen
adopted
benimse

O, yeni yöntemi benimsedi. - He adopted the new method.

Tom Mary'nin fikrini benimsedi. - Tom adopted Mary's idea.

biassed
{s} önyargılı
biassed
{s} etki altında kalmış
biassed
{s} peşin hükümlü
biassed
{s} taraflı