eingenommen

listen to the pronunciation of eingenommen
ألمانية - التركية
alınan
beğenen, yana olan; önyargılı, peşin hükümlü
peşin hükümlü
الإنجليزية - التركية

تعريف eingenommen في الإنجليزية التركية القاموس.

adopted
{s} evlat edinilmiş

Tom ve Mary'nin evlat edinilmiş bir kızı var. - Tom and Mary have one adopted daughter.

O bir bebekken evlat edinilmiştir. - She was adopted as an infant.

held
tut

Onlar, hayırseverleri olarak onu yüksek itibarda tuttu. - They held her in high esteem as their benefactor.

Resim bir iğne ile tutturuldu. - The picture was held on by a pin.

held
f., bak. hold
held
tutulmak

Birisi sorumlu tutulmak zorunda. - Someone's got to be held accountable.

adopted
evlatlık

O, küçük kızı evlatlık aldı. - They adopted the little girl.

Tom kendinin evlatlık olduğunu biliyor mu? - Does Tom know he was adopted?

adopted
tatbik edilen
adopted
uygulanan
captured
(Bilgisayar) yakalanan

Lütfen yakalanan kuşların gitmesine izin ver. - Please let the captured birds go.

Yakalanan malzemeleri yaktılar. - They burned the captured supplies.

captured
mazbut
adopted
benimsedi

Tom Mary'nin fikrini benimsedi. - Tom adopted Mary's idea.

Tom yeni bir politika benimsedi. - Tom adopted a new policy.

captured
yakala

Kelebekleri bir fileyle yakaladım. - I captured butterflies with a net.

Fare çok yükseğe sıçrasa da, kedi tarafından yakalanır. - If jumps too high the rat - it's captured by the cat.

adopted
{s} benimsenen
adopted
{s} kabul edilen
adopted
benimse

Tom Mary'nin fikrini benimsedi. - Tom adopted Mary's idea.

O, yeni yöntemi benimsedi. - He adopted the new method.

biassed
{s} önyargılı
biassed
{s} etki altında kalmış
biassed
{s} peşin hükümlü
biassed
{s} taraflı
ألمانية - الإنجليزية