kabul edilen

listen to the pronunciation of kabul edilen
Türkçe - İngilizce
accepted
acknowledged
adopted
putative
received
admitted

California was the 31st state admitted to the United States. - Kaliforniya, Amerika Birleşik Devletleri'ne kabul edilen 31'inci eyaletti.

postulated
standard
kabul et
(Konuşma Dili) let's face it
genellikle kabul edilen
generally accepted
kabul et
agree

President Roosevelt agreed to help. - Başkan Roosevelt yardım etmeyi kabul etti.

He didn't agree to my proposal. - Teklifimi kabul etmedi.

kabul et
accept

They accepted her as the city's best doctor. - Onlar onu şehrin en iyi doktoru olarak kabul ettiler.

In brief, you should have accepted the responsibility. - Kısacası, sorumluluğu kabul etmeliydin.

kabul et
{f} accepted

They accepted her as the city's best doctor. - Onlar onu şehrin en iyi doktoru olarak kabul ettiler.

I accepted her invitation. - Onun davetini kabul ettim.

kabul et
{f} agreed

They agreed to work together. - Birlikte çalışmayı kabul ettiler.

Well, OK, Willie finally agreed. - Tamam, pekala, Willie nihayet kabul etti.

kabul et
acquiesce
kabul et
{f} postulated
kabul et
{f} admitted

Everyone admitted that the earth is a sphere. - Herkes dünyanın bir küre olduğunu kabul etti.

Tom admitted to spilling the red wine. - Tom kırmızı şarabı döktüğünü kabul etti.

kabul et
concede

The professor I was arguing with finally conceded and said I was right. - Tartıştığım profesör sonunda haklı olduğumu kabul etti.

The accountant would not concede the mistake. - Muhasebeci hatayı kabul etmezdi.

kabul et
{f} conceding
emin olmadan kabul edilen olgu
thing in itself
kabul et
conceded

The professor I was arguing with finally conceded and said I was right. - Tartıştığım profesör sonunda haklı olduğumu kabul etti.

kabul et
intromit
sonradan kabul edilen üyeler
(Hukuk) admissed members
Türkçe - Türkçe
makbul
kabul edilen