duvar

listen to the pronunciation of duvar
Türkçe - İngilizce
wall

The house had a stone wall around it. - Evin etrafında taş bir duvar vardı.

The posters were immediately removed from the wall. - Posterler çabucak duvarlardan söküldü.

barrier
wall; barrier; defensive barrier
bulkhead
dike
dyke
inclosure
enclosure
sports blocking, defensive barrier
barrier (between two people)
mural

The artist painted the most intricate of murals on the old stone wall. - Ressam eski taş duvarda en karmaşık duvar resimlerini yaptı.

Those are particularly colorful murals. - Onlar özellikle renkli duvar resimleridir.

compound
backstop
the wall
wall of
groyne
paries
duvar kâğıdı
wallpaper

Tom used a whole roll of wallpaper. - Tom tam bir rulo duvar kağıdı kullandı.

duvar kâğıdı kaplamak
paper
duvar dişi
(İnşaat) notch
duvar dışı
(Tıp) extramural
duvar kağıdı
paper
duvar prizi
(İnşaat) wall socket
duvar yazısı
grafitti
duvar çekme
walling
duvar çekmek
build a wall
duvar örme
lining
duvar örme
walling
duvar örmek
(İnşaat) bond
duvar örmek
put up a wall
duvar harcı
mortar walls
duvar ilanı
poster
duvar kertenkelesi
wall lizard
duvar saati
clock

The wall clock of the living room is inaccurate. - Oturma odasının duvar saati yanlış.

duvar saati
wall clock

The wall clock of the living room is inaccurate. - Oturma odasının duvar saati yanlış.

duvar üstü
wall above
duvar alını
face of wall
duvar anahtarı
wall switch
duvar askısı clothes rack
(fastened to a wall)
duvar ayak
(İnşaat) engaged pier piedrot
duvar ayak
engaged pier
duvar ayağı
(İnşaat) wall footing
duvar ayağı
(İnşaat) back splash
duvar ayağı the foundation of
a wall; the foot of a wall
duvar aynası
pier glass
duvar bulut
(Meteoroloji) wall cloud
duvar bölmesi
bay
duvar dayağı a pole used
to prop up a wall
duvar derzi
wall joint
duvar desteği
wall bracket
duvar dirseği
flying buttress
duvar enerjisi
wall energy
duvar etekliği
baseboard, mopboard
duvar eteği
flashing
duvar etkisi
wall effect
duvar fişi
wall plug
duvar gazetesi
wall newspaper
duvar gekosu
(Tabiat Doğa) (sürüngen, Fam: Gekkonidae) gecko
duvar gibi
stone-deaf
duvar gibi sağır
deaf as a post
duvar gibi sağır
stone-deaf, (as) deaf as a post, doorpost
duvar gibi sağır
as deaf as a post
duvar gibi sağır
stone-deaf
duvar gibi sağır
deaf as a doorpost
duvar halıcılığında kullanılan yün
berlin wool
duvar halısı
tapestry, Gobelin
duvar halısı
arras
duvar halısı
wall rug
duvar harcı
masonry mortar
duvar ilanı
(Ticaret) showbill
duvar kaplaması
wall board, wall panel
duvar kağıdı kaplamak
wallpaper
duvar kemik
(Anatomi) parietal bone
duvar kenarındaki ağacın meyvesi
wall fruit
duvar kertenkelesi
(Tabiat Doğa) (sürüngen, Fam: pullu sürüngenler,pullular,kelerler,dıbabiye) wall lizard
duvar kilimi
tapestry
duvar kumaşı
hanging
duvar kâğıdı
wallpaper, paper
duvar kâğıdı
hanging
duvar kâğıdı ile kaplamak
wallpaper
duvar kâğıdı ustası
paper hanger
duvar kâğıdı ustası
hanger
duvar kâğıdı yapıcısı
paper stainer
duvar kâğıdıyla kaplamak
to wallpaper, to paper
duvar köşesi
quoin
duvar köşesi örmek
quoin
duvar latası
wall plate, tie beam
duvar malzemesi
walling
duvar masası
console table
duvar nişi
(İnşaat,Teknik) alcove
duvar nişi
(İnşaat) wall niche
duvar oyuğu
(İnşaat,Teknik) alcove
duvar pabucu footing
(of a wall)
duvar pahı
(İnşaat) splaying
duvar paraçolu
wall bracket
duvar prizi
wall plug
duvar pulu
(İnşaat) wall washer
duvar rafı
wall bracket
duvar resmi
mural painting
duvar resmi
wall painting
duvar resmi
mural
duvar resmi
fresco
duvar resmi
tablature
duvar resmi fresco, painting
on a wall
duvar saati
wall clock, clock
duvar sarmaşığı
ivy
duvar semeri
coping
duvar süsü
frieze
duvar tenisi
rackets
duvar tenisi
racquets
duvar tenisi
wall tennis
duvar tepeliği
coping
duvar tırmaşık kuşu
(Tabiat Doğa) (kuş, Fam: duvartırmaşıkkuşugıller) wallcreeper
duvar vinci
(İnşaat) wall crane
duvar vinci
(İnşaat) wall winch
duvar yazısı
graffito
duvar yosunu
rattan
duvar yüzü
face of wall
duvar yüzü
(İnşaat) wall-surface
duvar yüzü
(İnşaat) wall-face
duvar yüzü
(İnşaat) wall-side
duvar yıkma çukuru
sap
duvar yıkmak
demolish the wall
duvar çekmek
immure
duvar çekmek
to build a wall
duvar çinisi
wall tile
duvar örmek
to put up a wall
duvar örmek
mason
duvar öğesi
(İnşaat) walling piece
duvar öğesi
(İnşaat) masonry unit
duvar şamdanı
sconce
çatı katındaki eğik duvar
gable
perde duvar
(İnşaat) shearwall
taş duvar
stonewall
arka duvar
(Bilgisayar) back wall
kuru duvar
(İnşaat) dry-wall
perde duvar
(Çevre) shear wall
toprak duvar
dike
ahşap duvar kaplaması
wood wall covering
ahşap panel duvar
wood panel wall
duvar kağıdı
wallpapered
duvarlar
wall
dış duvar
outer wall
alçak duvar
dwarf wall
ana duvar
main wall, common wall
ana duvar
exterior wall
ara duvar
party wall
ara duvar
partition, dividing wall
dalga duvar
wave wall
delikli duvar
(Askeri) perforated wall
destekli duvar
(İnşaat) buttressed wall
dolgu duvar
(İnşaat) infilling masonry
dolgu duvar
(Madencilik) packing wall
dolgu duvar
(İnşaat) infilled wall
dolma duvar
(İnşaat) filled stuffed
dolma moloz duvar
(İnşaat) coffer work
dolu duvar
(İnşaat) filled wall
duvar kâğıdı
{i} paper
dört duvar arasında kalmak
to be shut in
dış duvar
exterior wall
esas duvar
(İnşaat) fundamental wall
esas duvar
(İnşaat) common wall
etrafına duvar örmek
wall in
geçici duvar
vaimure
geçici duvar
vauntmure
hareketli pano duvar
moving wall
harç ile duvar örme
bond
harçsız duvar
dry wall
havlı duvar kâğıdı
flock paper
havlı duvar kâğıdı
flock wallpaper
hımış duvar
nogging, mud wall
kafes duvar
(İnşaat) honeycombed wall
kale duvar deliği
crenel
kalkan duvar kaplaması
(İnşaat) gable board
kalkan duvar penceresi
gable widow
kapı duvar olmak
for no one to answer the door (after repeated knocking)
kapılar arasındaki duvar
pier
kara duvar
(İnşaat) rough masonry
kara duvar
(İnşaat) rubble work
kesit duvar
(Çevre) cut-off wall
ki: Eve geldim ki kapı duvar
I came home, but
konsol duvar
(Jeoloji) cantilever walk
konsol duvar vinci
(İnşaat) overhang wall winch
korkuluk duvar
(İnşaat) breast-wall
kuru duvar
dry wall
kuşatan duvar
ring wall
kılıf duvar
(İnşaat) envelope wall
meyilli duvar
batter
moloz duvar
wall made of unhewn stones
müşterek duvar
law party wall
o duvar senin, bu duvar benim
(Konuşma Dili) I was so drunk I couldn't see straight
oluklu  duvar
(Askeri) slotted wall
pano duvar
panel wall
pencereler arasındaki duvar
pier
petek duvar
(İnşaat) honeycombed wall
seramik duvar karosu
(İnşaat) ceramic wall tile
taş duvar
stone wall

The artist painted the most intricate of murals on the old stone wall. - Ressam eski taş duvarda en karmaşık duvar resimlerini yaptı.

toprak duvar
earth wall, dike
yontu taşı duvar kaplaması
(İnşaat) ashlar facing
Türkçe - Türkçe
Yapılarda düşey bölme öğesi
Voleybolda, ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vurucusuna karşı koyma
Sonuç alınamayan yer
Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılan veya örülen dikey düzlem
Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılan engel: "Karabaş, bostan duvarının gölgesinde öğle uykusuna serilir."- Y. Z. Ortaç
Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma
Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılan engel
Engel
iki bölgeyi birbirinden ayıran fiziki ve kalınlığı olan engel
cidar
söve
cidal
(Osmanlı Dönemi) SUH
örek
(Osmanlı Dönemi) CİDAR
dar
duvar ayağı
Yapılarda süs ögesinin dışında görevi olmayan, duvara yapışık, üzerinde yukarıdan aşağıya yivler bulunan yarım ayak
duvar dayağı
Yıkılmaması için duvara eğik olarak konulan destek ağaç
duvar dişi
İleride eklenecek duvarın iyice tutunması için duvarın bir yerinde bırakılan tuğla çıkıntıları, ekleme dişi
duvar gazetesi
Duvara asılan, çoğunlukla elle, yazı makinesi ile yazılan okul veya dernek gazetesi
duvar halısı
Duvara asmak üzere dokunmuş, üzerinde genellikle resim işlenmiş olan ince halı
duvar ilanı
Sokak ve caddelere bakan duvarlara yapıştırılarak veya asılarak yapılan duyuru
duvar ilanı
Şehir meydanlarında büyük binaların duvarlarına yansıtılarak yapılan duyuru
duvar kağıdı
Duvarları süsleyip güzelleştirmek için yüzeylerine yapıştırılan düz veya desenli kâğıt
duvar pası
İki oyuncunun rakip oyuncuya topu kaptırmadan birbirlerine atmaları ve alan kazanmaları
duvar resmi
Duvar yüzeyi üzerinde mum boyası, sulu boya, yağlı boya, mozaik veya kazıma gibi tekniklerle yapılan resim
duvar saati
Duvara asılı saat
duvar sarmaşığı
Yaprak dökmeyen, gövde yaprakları saplı, üst yüzü koyu, alt yüzü açık yeşil renkli, sert ve derimsi, küçük çiçekli, meyvesi bezelye tanesi büyüklüğünde etli, sarı veya morumsu siyah renkli bir bitki (Hedera helix)
duvar sedefi
Dalak otu
duvar takvimi
Duvara asılan, günlük veya aylık durumu ayrı kâğıtlarla gösteren takvim
duvar yapmak
bakınız: Baraj yapmak
ana duvar
Bir yapının, dört bir yanını çevreleyen kalın dış duvar
kuru duvar
Taşların arasına harç konulmadan örülen duvar
moloz duvar
Moloz taşlarla yapılan duvar
sağır duvar
Ses geçirmeyen duvar
sağır duvar
Gerekli alâkayı göstermeyen, ilgisiz, duymazlıktan gelen kimse
duvar