deneyimsiz

listen to the pronunciation of deneyimsiz
Türkçe - İngilizce
inexperienced

Tom is young and inexperienced. - Tom genç ve deneyimsiz.

Tom is still young and inexperienced. - Tom hâlâ genç ve deneyimsiz.

callow
untrained
layman
fresh-water
green
ingenuous
(deyim) wet behind the ears
half-baked
unfledged
unskilled
raw
unpracticed
unpractised
illiterate
unsophisticated

Do you think Tom is unsophisticated? - Tom'un deneyimsiz olduğunu düşünüyor musun?

Tom seems unsophisticated. - Tom deneyimsiz görünüyor.

inexperienced, unskilled, raw, green
inexpert
fresh
tyro
tender
child
ınexperienced
unversed
prentice
half baked
deneyim
experience

According to my experience, it takes one year to master French grammar. - Benim deneyimlerime göre, Fransızca dil bilgisini öğrenmek bir yıl alır.

From my own experience, illness often comes from sleeplessness. - Benim kendi deneyimlerinden, hastalık çoğunlukla uykusuzluktan kaynaklanıyor.

deneyimsiz işçi
(Ticaret) unskilled laborer
deneyimsiz işçi
dilutee
deneyimsiz işçi
(Ticaret) threshold worker
deneyimsiz işçi
raw hand
deneyimsiz olarak
illiterately
deneyim
(Askeri,Felsefe) experiment

Tom likes experimenting. - Tom deneyimi seviyor.

People could have avoided many mistakes by simple experiments. - İnsanlar basit deneyimlerle birçok hatadan kaçınabilirlerdi.

deneyim
practice
deneyim
experimenting

Tom likes experimenting. - Tom deneyimi seviyor.

deneyim
human experimentation
deneyim
tentative
deneyim
experiencing
deneyim
experimentation
deneyim
1.experience
Türkçe - Türkçe
Deneyimi olmayan, tecrübesiz
deneyim
Tecrübe

Ben bunun en iyi yol olduğunu tecrübe ile öğrendim. - Ben bunun en iyi yol olduğunu deneyimle öğrendim.

deneyimsiz