vielsagend

listen to the pronunciation of vielsagend
Deutsch - Türkisch
{'fi: lza: gınt} anlamlı
anlamlı, manalı
Englisch - Türkisch

Definition von vielsagend im Englisch Türkisch wörterbuch

meaningful
{s} anlamlı

O, kadınları anlamlı bir meşgale olmaktan daha ziyade tek kullanımlık zevk olarak görüyor. - He regards women as disposable pleasures rather than as meaningful pursuits.

O, bana anlamlı bir şekilde baktı. - She gave me a meaningful look.

significantly
anlamlı/önemli şekilde
significantly
önemli

Tom'un Fransızcası önemli oranda gelişti. - Tom's French has improved significantly.

Çoğumuz ebeveynlerimiz ve büyük ebeveynlerimizden önemli ölçüde daha varlıklı olmamıza karşın, onu yansıtan mutluluk seviyeleri değişmemiştir. - While most of us are significantly better off financially than our parents and grandparents, happiness levels haven't changed to reflect that.

significantly
anlamlı bir biçimde
meaningful
(sıfat) anlamlı
significantly
önemli derecede

Bu önemli derecede farklı. - This is significantly different.

Tom önemli derecede daha iyi yapıyor. - Tom is doing significantly better.

significantly
mühim seviyede
significantly
büyük derecede
significantly
önemli ölçüde

Son on yıl boyunca hangi ülkeler önemli ölçüde gelişti? - Which countries have developed significantly during the past ten years?

Çoğumuz ebeveynlerimiz ve büyük ebeveynlerimizden önemli ölçüde daha varlıklı olmamıza karşın, onu yansıtan mutluluk seviyeleri değişmemiştir. - While most of us are significantly better off financially than our parents and grandparents, happiness levels haven't changed to reflect that.

significantly
önemli biçimde
telling
etkili
telling
{f} anlat

Birdebire su aygırlarını bana niçin anlatıyorsun? O ve senin on iki kırmızı akvaryum balığının arasındaki bağlantıyı anlamıyorum. - Why are you telling me about hippos all of the sudden? I don't see the connection between that and your twelve red goldfishes.

Tom fıkraları anlatmada iyi değildir. - Tom isn't good at telling jokes.

telling
(duygu/görüş/vb.) açığa çıkaran
significantly
Önemli ölçüde, dikkate değer biçimde
significantly
Dikkati çeker bir şekilde
significantly
Manidar bir şekilde
meaningful
{s} anlamlı, manalı
telling
{s} belli eden
Deutsch - Englisch
telling
significantly
meaningful