vielsagend

listen to the pronunciation of vielsagend
Almanca - Türkçe
{'fi: lza: gınt} anlamlı
anlamlı, manalı
İngilizce - Türkçe

vielsagend teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

meaningful
{s} anlamlı

O, bana anlamlı bir şekilde baktı. - She gave me a meaningful look.

O, kadınları anlamlı bir meşgale olmaktan daha ziyade tek kullanımlık zevk olarak görüyor. - He regards women as disposable pleasures rather than as meaningful pursuits.

significantly
anlamlı/önemli şekilde
significantly
önemli

Benim bürom seninkinden önemli ölçüde daha aydınlıktır. - My office is significantly brighter than yours.

Son on yıl boyunca hangi ülkeler önemli ölçüde gelişti? - Which countries have developed significantly during the past ten years?

significantly
anlamlı bir biçimde
meaningful
(sıfat) anlamlı
significantly
önemli derecede

Bu önemli derecede farklı. - This is significantly different.

Tom önemli derecede daha iyi yapıyor. - Tom is doing significantly better.

significantly
mühim seviyede
significantly
büyük derecede
significantly
önemli ölçüde

Japonya'da istihdam imkanları kadınlar için erkekler için olduğundan önemli ölçüde düşüktür. - In Japan, employment opportunities are significantly lower for women than they are for men.

Benim bürom seninkinden önemli ölçüde daha aydınlıktır. - My office is significantly brighter than yours.

significantly
önemli biçimde
telling
etkili
telling
{f} anlat

Onun ve Mary'nin Fuji dağına tırmandıkları zamanı Tom'un bana anlattığını hatırlıyorum. - I remember Tom telling me about the time he and Mary had climbed Mt. Fuji.

Daha sonra ne olacağını anlatmak yok. - There is no telling what will happen next.

telling
(duygu/görüş/vb.) açığa çıkaran
significantly
Önemli ölçüde, dikkate değer biçimde
significantly
Dikkati çeker bir şekilde
significantly
Manidar bir şekilde
meaningful
{s} anlamlı, manalı
telling
{s} belli eden
Almanca - İngilizce
telling
significantly
meaningful