Yalan söylemek çok kötü bir alışkanlıktır.
- Telling lies is a very bad habit.
O, o gün çok kötü hissetti.
- She felt very bad that day.
Berbat bir çığlık sesi onu ürpertti.
- The sound of an awful scream made him shudder.
Berbat bir şeyin kokusunu alıyorum.
- I smell something awful.
Çok kötü görünüyorsun. Ne oldu?
- You look awful. What happened?
Ona böyle korkunç şeyler söyledim. Ben çok kötü hissediyorum.
- I said such horrible things to him. I feel so awful.
O, korkunç bir gündü.
- That was an awful day.
Niçin o kadar korkunçsun?
- Why are you so awful?
Bu, iki kişi için oldukça çok şey gibi görünüyor.
- That looks like an awful lot for two people.
Ben geç kaldığım için çok üzgünüm.
- I'm awfully sorry that I was late.
Bugün belirli bir kimse müthiş kırılgan oluyor.
- A certain someone is being awfully fragile today.
Ne müthiş bir dünyada yaşıyoruz!
- What an awful world we live in!
My socks smell awful.
... But I do believe that women in pop music have a very bad rap. ...
... That was a very bad idea. ...