Yalan söylemek çok kötü bir alışkanlıktır.
- Telling lies is a very bad habit.
Tom şehrin civarında çok kötü bir üne sahiptir.
- Tom has a very bad reputation around town.
Berbat bir şeyin kokusunu alıyorum.
- I smell something awful.
Dün berbat bir kaza oldu.
- An awful accident happened yesterday.
Söylediğim şey hakkında çok çok kötü hissediyorum.
- I feel awful about what I said.
Ona böyle korkunç şeyler söyledim. Ben çok kötü hissediyorum.
- I said such horrible things to him. I feel so awful.
O, korkunç bir gündü.
- That was an awful day.
Bugün hava korkunç sıcak.
- It's awfully hot today.
Burada çok az mağaza var ve sinema da korkunç.
- There are very few shops and the cinema is awful.
Tom çok yorgun görünüyor.
- Tom does seem awfully tired.
Bugün belirli bir kimse müthiş kırılgan oluyor.
- A certain someone is being awfully fragile today.
Onun konuşması müthiş sıkıcıydı.
- His speech got awfully boring.
My socks smell awful.
... They're very bad in the area of judgment, human thinking, ...
... That was a very bad idea. ...