Yalan söylemek çok kötü bir alışkanlıktır.
- Telling lies is a very bad habit.
Onun davranışı, benim hatırladığım gibi, çok kötüydü.
- His behavior, as I remember, was very bad.
O şarkıcının berbat bir sesi var.
- That singer has an awful voice.
Natto berbat kokuyor, ama lezzetli.
- Natto smells awful, but tastes delicious.
Söylediğim şey hakkında çok çok kötü hissediyorum.
- I feel awful about what I said.
Ben çok kötü üşüttüm.
- I caught an awful cold.
Bugün hava korkunç sıcak.
- It's awfully hot today.
O, korkunç bir gündü.
- That was an awful day.
Tom çok yorgun görünüyor.
- Tom does seem awfully tired.
Burada çok az mağaza var ve sinema da korkunç.
- There are very few shops and the cinema is awful.
Ne müthiş bir dünyada yaşıyoruz!
- What an awful world we live in!
Bugün belirli bir kimse müthiş kırılgan oluyor.
- A certain someone is being awfully fragile today.
My socks smell awful.
... They're very bad in the area of judgment, human thinking, ...
... But I do believe that women in pop music have a very bad rap. ...