to come back

listen to the pronunciation of to come back
Englisch - Türkisch
geri gelmek

Geri gelmek istersen, anlarım. - If you want to come back, I'll understand.

Buraya geri gelmek istiyorum. - I want to come back here.

yeniden gözde olmak
return
{f} dönmek

Başkan Washington'a dönmek zorunda kaldı. - The president was forced to return to Washington.

Bir hafta içinde eve dönmek zorundayım. - I must return home within a week.

come back
dönmek

Geri dönmek zorunda kalacağız. - We'll have to come back.

Ofisime geri dönmek istiyor musun? - Do you want to come back to my office?

return
{f} iade etmek

Bunu iade etmek istiyorum. - I'd like to return this.

Dün yeşil bir kanepe aldım, ama kapıdan sığdıramadım, bu yüzden geri iade etmek zorunda kaldım. - I bought a green couch yesterday, but I couldn't fit it through the door, so I had to return it.

come back
geri gelmek

Dick, saat üçe kadar geri gelmek için söz verdi. - Dick promised to come back by three o'clock.

Hemen geri gelmek zorundaydık çünkü okul başlamak üzereydi. - We had to come back soon because school was about to start.

answer back
çemkirmek
come back
geri dönmek

Ofisime geri dönmek istiyor musun? - Do you want to come back to my office?

Bir daha asla buraya geri dönmek istemiyorum. - I don't want to come back here ever again.

return
getirmek (kar)
return
geri gönderme
return
(Ticaret) geri çevirme

O onun aşkını geri çevirmedi. - He did not return her love.

answer back
tekrarla
answer back
terbiyesizce cevap vermek
come back
hatırına gelmek
come back
geri gel

Eğer geri gelmezsem, girişim muhtemelen başarısız olur. - If I don't come back, the venture will probably be unsuccessful.

Onun öğle yemeğinden önce geri gelmesini bekliyorum. - I expect her to come back before lunch.

come back
aklına gelmek
answer back
kaba tavırla karşılık vermek; cevabı yapıştırmak
to back
geri
answer back
(deyim) answer (someone) back terbiyesizce veya kustahca karsilik vermek
answer back
küstahça cevap vermek
answer back
karşılık vermek
answer back
cevabı yapıştırmak
come back
akla gelmek
come back
karşılık vermek
come back
eski haline dönmek
return
{i} seçim sonucu
return
{i} tazminat
return
{f} nüksetmek
return
{i} bülten
return
dönüş, dönmek dön
return
{f} misilleme yapmak
to back
geri sürmek
Englisch - Englisch
To return to a place

But he never knew that it really was his own Bunny, come back to look at the child who had first helped him to be Real.

When something comes back, it becomes fashionable again. I'm glad hats are coming back. see also comeback
be restored; "Her old vigor returned"
come back to place where one has been before, or return to a previous activity
answer back
return
even the score, in sports
go back to something earlier; "This harks back to a previous remark of his"
If something that you had forgotten comes back to you, you remember it. He was also an MP -- I'll think of his name in a moment when it comes back to me When I thought about it, it all came back
to come back

    Türkische aussprache

    tı kʌm bäk

    Aussprache

    /tə ˈkəm ˈbak/ /tə ˈkʌm ˈbæk/

    Etymologie

    [ t&, tu, 'tü ] (preposition.) before 12th century. Middle English, from Old English tO; akin to Old High German zuo to, Latin donec as long as, until.

    Videos

    ... billion hungry people, chronically hungry.  I want to come back to this.  We depend ...
    ... independence within eight years, you're going to see manufacturing jobs come back. ...

    Wort des Tages

    sward
Favoriten