Geri gelmek istersen, anlarım.
- If you want to come back, I'll understand.
Buraya geri gelmek istiyorum.
- I want to come back here.
Başkan Washington'a dönmek zorunda kaldı.
- The president was forced to return to Washington.
Bir hafta içinde eve dönmek zorundayım.
- I must return home within a week.
Kısa sürede geri dönmek şartıyla dışarı çıkabilirsin.
- You may go out only if you come back soon.
Boston'a dönmek istiyoruz.
- We want to come back to Boston.
Kitabı bugün kütüphaneye iade etmek zorundayım.
- I have to return this book to the library today.
Dün yeşil bir kanepe aldım, ama kapıdan sığdıramadım, bu yüzden geri iade etmek zorunda kaldım.
- I bought a green couch yesterday, but I couldn't fit it through the door, so I had to return it.
Dick, saat üçe kadar geri gelmek için söz verdi.
- Dick promised to come back by three o'clock.
O,yakında geri gelmek için bana söz verdi.
- He gave me a promise to come back soon.
Bir daha asla buraya geri dönmek istemiyorum.
- I don't want to come back here ever again.
Geri dönmek zorunda kalacağız.
- We'll have to come back.
O onun aşkını geri çevirmedi.
- He did not return her love.
Onun öğle yemeğinden önce geri gelmesini bekliyorum.
- I expect her to come back before lunch.
O,yakında geri gelmek için bana söz verdi.
- He gave me a promise to come back soon.
But he never knew that it really was his own Bunny, come back to look at the child who had first helped him to be Real.
... a problem, because we're still on the economy, but we're going to come back to taxes and ...
... Because our energy is low cost, that are already beginning to come back because of our abundant ...