tümü

listen to the pronunciation of tümü
Türkisch - Englisch
all of

I wasn't able to access all of the information. - Bilginin tümüne erişemiyordum.

You have to answer all of these questions. - Bu soruların tümünü cevaplamalısın.

all

It's all about sentences. Not words. - O, tümüyle cümlelerle ilgilidir. Sözcüklerle değil.

Don't use all the hot water. - Sıcak suyun tümünü kullanma.

the whole shebang
as a whole
(Bilgisayar) more
gamut
lot
shebang
tüm
all

All the flowers in the garden are yellow. - Bahçedeki tüm çiçekler sarı.

The baby cried all night. - Bebek tüm gece ağladı.

tüm
whole

The whole world is watching the summit conference. - Tüm Dünya Zirve toplantısını izliyor.

This window overlooks the whole city. - Bu pencere tüm şehre bakıyor.

tüm
{s} entire

The introduction of the new tax is expected to affect the entire economy. - Yeni vergi girişinin tüm ekonomiyi etkilemesi bekleniyor.

According to Tom's will, Mary will inherit his entire estate. - Tom'un vasiyetine göre, Mary onun tüm gayrimenkulünü miras olarak alacak.

tüm
overall
tümü içinde
(Bilgisayar) all in
tümü ile değiştirmek
(Hukuk) changeover
tümü ile/üyle
completely
tüm
utter
tüm
aggregate
tüm
(Bilgisayar) more

All I wanted was a little more attention. - Tüm istediğim biraz daha dikkatti.

All languages are equal, but English is more equal than the others. - Tüm diller eşittir, ama İngilizce diğerlerinden daha eşittir.

tüm
the whole of
tüm
absolute

I ate absolutely nothing the whole day. - Tüm gün katiyen bir şey yemedim.

I require absolute loyalty of my employees. - Tüm çalışanlarımdan mutlak sadakat istiyorum.

tüm
total

Tom successfully carried the state with nearly sixty percent of the total statewide vote. - Tom başarılı bir biçimde tüm eyaletteki oyların yaklaşık yüzde sekseninin desteğini alacak duruma erişti.

tüm
entirety
birlikte yemek yiyenlerin tümü
All who eat together
tüm
of all

That men do not learn very much from the lessons of history is the most important of all the lessons that history has to teach. - İnsanoğlunun tarih derslerinden çok şey öğrenmemesi tarihin öğretmek zorunda olduğu tüm derslerin en önemlisidir.

80% of all English words come from other languages. - Tüm İngilizce sözcüklerin %80'i diğer dillerden gelmiştir.

aynı kuluçkadan çıkan yavruların tümü
covey
bölge hayvanlarının tümü
fauna
gelenlerin tümü
all comers
konuyla ilgililerin tümü
symposium
taşınabilir malların tümü
goods and chattels
tüm
the whole of; whole, all; entire; total, absolute
tüm
all of, all: tüm bunlar all of these
tüm
clear

The DNA test cleared him of all charges. - DNA testi onu tüm suçlamalardan kurtardı.

From the hotel, we could see the entire park very clearly. - Otelden tüm parkı çok net bir şekilde görebiliyorduk.

tüm
full complement
tüm
pan

About 250 million years ago, all the continents we see today were one big supercontinent called Pangaea. - Yaklaşık 250 milyon yıl önce, bugün gördüğümüz tüm kıtalar Pangaea denilen büyük bir süperkıtaydılar.

When Tom was little he was clumsy and would fall often. All his pants would have knee patches. - Tom küçükken hantaldı ve sık sık düşerdi. Tüm pantolonlarının diz yamaları olurdu.

tüm
entirety, whole, sum total
tüm
full

Full religious freedom is assured to all people. - Tam din özgürlüğü tüm insanlar için güvence altına alınmıştır.

He assumed full responsibility for it. - O onun tüm sorumluluğunu üstlendi.

tüm
totality
tüm
completely

Prime numbers are like life; they are completely logical, but impossible to find the rules for, even if you spend all your time thinking about it. - Asal sayılar hayata benzer, onlar tamamen mantıksaldır fakat, eğer tüm zamanınızı onun hakkında düşünmek için harcarsanız kurallarının bulunması imkânsızdır.

A person cannot understand another person completely. - Bir insan başka bir insanı tümüyle anlamayabilir.

tüm
(Hukuk) integral
tüm
undivided

May I have your undivided attention? - Tüm dikkatini alabilir miyim?

tüm
all over the

He became famous all over the world. - Tüm Dünyada ünlü oldu.

She spread the gossip all over the town. - Dedikoduyu tüm kasabaya yaydı.

Türkisch - Türkisch
tümü
Favoriten