such as

listen to the pronunciation of such as
Englisch - Türkisch
meselâ

Pek çok meyve ihraç ederler, mesela portakal, greyfurt ve limon. - They export a lot of fruit, such as oranges, grapefruits and lemons.

gibi

İnsan su baskınları ve yangınlar gibi felaketlerden korkar. - Man fears disasters such as floods and fires.

Newport gibi, deniz kenarındaki tatil köyleri yaz aylarında çok kalabalıktır. - Seaside resorts, such as Newport, are very crowded in summer.

örneğin

Küçük hayvanlar, örneğin kriller plankton yerler. - Tiny animals such as krill eat plankton.

O, örneğin yılanlar gibi garip hayvanları seviyor. - He likes strange animals such as snakes, for example.

şöyle
for example
mesela

Mesela, İngilizceyi seviyor musun? - For example, do you like English?

Mesela, bu bir kalem. - For example, this is a pen.

for example
meselâ

Mesela, bu bir kalem. - For example, this is a pen.

Mesela, bu bir aşk şarkısı. - For example, this is a love song.

for example
örneğin

Profesyonel çevirmenler çoğunlukla sadece tek bir alanda uzmanlaşırlar, örneğin hukuk ve tıp. - Professional translators quite often specialize in just one field, for example law or medicine.

Japonya güzel şehirlerle doludur. Kyoto ve Nara, örneğin. - Japan is full of beautiful cities. Kyoto and Nara, for example.

such a
böylesi

Aklında ne olduğuna dair hiçbir fikrim yok, böylesine olumlu teklifi reddetti. - I have no idea what he has in mind, rejecting such a favorable proposal.

Şimdiye kadar böylesine güzel bir gün batımı gördün mü? - Have you ever seen such a beautiful sunset?

such a
bu denli

Bunun bu denli iyi bir fikir olduğunu sanmıyorum. - I don't think this was such a good idea.

such as to
(Politika, Siyaset) nitelikte olmak
such a
böyle

Hepimiz onun böyle iyi bir adamı niye terk ettiğini merak ettik. - We all wondered why she had dumped such a nice man.

Onun böyle güzel bir teklifi reddetmesine şaşırdım. - I am surprised that she refused such a good offer.

such a
öyle bir
Englisch - Englisch
like, of the kind mentioned

I was never in a country such as that.

for example

Waterbirds such as the duck or the gull are common in the area.

those who

Such as have already done their work may leave.

like, as an example of, like for example
of a kind specified or understood; "it's difficult to please such people"; "on such a night as this"; "animals such as lions and tigers"
such as

    Türkische aussprache

    sʌç äz

    Aussprache

    /ˈsəʧ ˈaz/ /ˈsʌʧ ˈæz/

    Etymologie

    [ 's&ch, 'sich ] (adjective.) before 12th century. Middle English, from Old English swilc; akin to Old High German sulIh such, Old English swA so, gelIk like; more at SO, LIKE.

    Videos

    ... within minutes visitors can go from a modern city typical cities such as these ...
    ... peace lovers be blessed with a few mythical places such as losing teams ...
Favoriten