Do you want to share my dessert with me?
- Tatlımı benimle paylaşmak ister misin?
For the time being, I must share this room with my friend.
- Şimdilik, bu odayı arkadaşım ile paylaşmak zorundayım.
You have to share the cake equally.
- Pastayı eşit olarak paylaşmak zorundasın.
I don't want to share my room with Tom.
- Odamı Tom'la paylaşmak istemiyorum.
Fadil was making an effort to share Layla's passions.
- Fadıl, Leyla'nın tutkularını paylaşmak için çaba harcıyordu.
Let's agree to share in the profits.
- Karı paylaşmada anlaşalım.
You have to share the cake equally.
- Pastayı eşit olarak paylaşmak zorundasın.
Tom, Mary and John shared the cost of the party.
- Tom, Mary ve John Partinin maliyetini paylaştılar.
The children shared a pizza after school.
- Çocuklar okuldan sonra bir pizzayı paylaştılar.
I'm sharing my flat with my brother.
- Apartman dairemi erkek kardeşimle paylaşıyorum.
Two male school pupils sharing an umbrella? That's quite a queer situation.
- Bir şemsiyeyi paylaşan iki erkek okul öğrencisi? Bu oldukça nonoş bir durum.
The children shared a pizza after school.
- Çocuklar okuldan sonra bir pizzayı paylaştılar.
I share the room with my sister.
- Odayı kız kardeşimle paylaşıyorum.
I don't mind sharing the room with him.
- Odayı onuna paylaşmanın benim için sakıncası yok.
I don't mind sharing my table.
- Ben benim masamı paylaşmayı kafama takmam.