narinlik

listen to the pronunciation of narinlik
Türkisch - Englisch
fragility
slimness
frailness
frailty
slenderness
tenderness
slimness, slenderness; delicacy, frailty
slightness
delicacy of build, slightness; delicate appearance
delicacy
petiteness
narin
delicate

Happiness is a delicate flower. - Mutluluk narin bir çiçektir.

Tom was a delicate child. - Tom narin bir çocuktu.

narin
slim

Young girls' desire for slim figures is strong. - Genç kızların narin şekiller için arzusu güçlüdür.

narin
fragile

Flowers are so fragile and so beautiful, that you can't speak about them without poetry or metaphors. - Çiçekler o kadar narin ve güzeldir ki şiirler ve metaforlar olmadan onlar hakkında konuşamazsın.

These cardboard boxes are fragile. - Bu karton kutular narindir.

narin
{s} frail

The elderly woman was frail but feisty. - Yaşlı kadın narin ama alıngandı.

narin
{s} fine
narin
(Tıp) naris
narin
brittle
narin
petite
narin
gracile
narin
sensitive
narin
tenuous
narin
slender
narin
willowy
kolon narinlik derecesi
degree of column slenderness
narin
sylphlike
narin
subtile
narin
slight
narin
sylphish
narin
fey
narin
sylphy
narin
(person) of delicate build, slight; delicate-looking (thing)
narin
slender, slim " yepelek, nazenin; delicate, brittle, fragile, frail
Türkisch - Türkisch
Narin olma durumu
NARİN
(Osmanlı Dönemi) İç oda
NARİN
(Osmanlı Dönemi) f. İnce, zayıf, nazik
narin
İnce yapılı, yepelek, nazenin: "Bir tezgâhta tülbent dokuyan narin bir kıza âşık oldum."- S. F. Abasıyanık. İnce, nazik: "Söğüdün yaprağı narindir narin."- Halk türküsü
narin
İnce yapılı, yepelek, nazenin
narin
Kırgızistan'ın en büyük ve en uzun nehri
narin
İnce, nazik
narinlik
Favoriten