kullan

listen to the pronunciation of kullan
Türkisch - Englisch
{f} using

To win his audience, the speaker resorted to using rhetorical techniques he learned from his communication courses. - Seyircisini kazanmak için konuşmacı, iletişim kurslarından öğrendiği retorik teknikleri kullanarak başvurdu.

I've quit using French with you. - Seninle Fransızca kullanmayı bıraktım.

{f} used

Windows is the most used operating system in the world. - Dünyada en çok kullanılan işletim sistemi Windows'tur.

The gym is used for the ceremony. - Spor salonu, tören için kullanıldı.

{f} exploiting

Some people try to gain advantage by exploiting their personal contacts. - Bazı insanlar kendi kişisel bağlantılarını kullanarak avantaj kazanmaya çalışır

{f} ply
utilize

I want you to utilize that object. - O nesneyi kullanmanı istiyorum.

Atomic energy can be utilized for peaceful purposes. - Atom enerjisi barışçıl amaçlarla kullanılabilir.

used to

I used to use Twitter, but then found it a bit boring, so I stopped using it. - Twitter'ı kullanırdım, fakat sonra onu sıkıcı biraz buldum, bu yüzden onu kullanmayı durdurdum.

My Japanese teacher used to use a song to help us remember verb conjugations. No one really sang along. - Benim Japon öğretmenim fiil çekimlerini hatırlamamıza yardımcı olan bir şarkı kullanırdı. Hiç kimse gerçekten birlikte söylemezdi.

make use of

Many young people make use of their summer vacation to climb Mt. Fuji. - Birçok genç insan yaz tatilini Fuji Dağına tırmanmak için kullanıyor.

You should make use of this chance. - Bu şansı kullanmalısınız.

{f} use

Uranium is used in the production of nuclear power. - Uranyum, nükleer gücün üretiminde kullanılmaktadır.

Image Viewer is an image viewing software. This software is a very small program. This software has basic functions only. This is translatable by Tatoeba Project users. - Image Viewer bir resim görüntüleme yazılımıdır. Bu yazılım çok küçük bir programdır. Bu yazılımda sadece basit fonksiyonlar var. Bu, Tatoeba Project kullanıcıları tarafından çevrilebilir.

{f} exploit

The police found two crushed mobile phones in a trash can near the site of the killings and are attempting to exploit the data contained in them. - Polis cinayetlerin bulunduğu yere yakın bir çöp kutusunda ezilmiş iki cep telefonu buldu ve onların içerdikleri veriyi kullanmaya çalışıyor.

Some people try to gain advantage by exploiting their personal contacts. - Bazı insanlar kendi kişisel bağlantılarını kullanarak avantaj kazanmaya çalışır

wield

Do you know how to wield an épée? - Epeyi nasıl kullanacağını biliyor musun?

Sami was wielding a knife. - Sami bir bıçak kullanıyordu.

get round
got round
(Bilgisayar) play

Most of the online users I play poker with have been newbies. - Poker oynadığım çevrimiçi kullanıcıların çoğu yeniler.

Notice how the player uses his elbows. - Oyuncunun dirseğini nasıl kullandığına dikkat edin.

kullan mamak
Mamak's
proxy kullan
(Bilgisayar) use proxy
yerli malı kullan sloganı
(Ticaret) buy national bias
bayrak kullan
(Bilgisayar) use flag
dereceli dolguyu kullan
(Bilgisayar) use gradient fill
desen eşleşmesi kullan
(Bilgisayar) use pattern matching
desen eşleştirmesini kullan
(Bilgisayar) use pattern matching
ekleme sihirbazını kullan
(Bilgisayar) use add wizard
el ile ilerlemeyi kullan
(Bilgisayar) use manual advance
fare tuşları'nı kullan
(Bilgisayar) use mousekeys
http 1 1 kullan
(Bilgisayar) use http 1 1
joker karakter kullan
(Bilgisayar) use wildcards
prova -özgün zamanı kullan
(Bilgisayar) rehearse -use original time
prova-yeni zamanı kullan
(Bilgisayar) rehearse-use new time
sekme durakları kullan
(Bilgisayar) use tab stops
tak ve kullan
plug and go , plug and play
yerel kullan
(Bilgisayar) use local
kullan
Favoriten