She has a daughter whose name is Mary.
- Onun Mary adında bir kızı var.
His daughter is eager to go with him anywhere.
- Kızı onunla her yere gitmeye hevesli.
The Chinese and Indians say all too often: I want a son, not a daughter.
His girlfriend is Japanese.
- Onun kız arkadaşı Japon.
Betty is a pretty girl, isn't she?
- Betty güzel bir kızdır, değil mi?
Why is this bird called a robin redbreast?
- Bu kuşa neden kızılgerdan diyorlar?
This little girl let the birds escape.
- Bu küçük kız kuşların kaçmasına izin verdi.
His daughter is eager to go with him anywhere.
- Kızı onunla her yere gitmeye hevesli.
He was impatient to see his daughter.
- Kızını görmek için çok sabırsızdı.
That girl who has long hair is Judy.
- Uzun saçlı o kız Judy'dir.
That girl whose hair is long is Judy.
- Saçı uzun olan kız Judy.
Mary was the only girl wearing a skirt.
- Mary etek giyen tek kızdı.
These girls use white skirts.
- Bu kızlar beyaz gömlek kullanıyor.
Once upon a time there lived a king and queen who had three very beautiful daughters.
- Bizr zamanlar, üç çok güzel kızı olan bir kral ve kraliçe yaşardı.
There was once upon a time an old Queen whose husband had been dead for many years, and she had a beautiful daughter.
- Biz zamanlar kocası yıllar önce ölmüş olan yaşlı bir kraliçe vardı ve onun da güzel bir kızı vardı.
I feel resentment against your unwarranted criticism.
- Haksız eleştirine karşı kızgınlık hissediyorum.
They may feel some resentment.
- Biraz kızgınlık hissedebilirler.
That girl who's wearing a scarf is a virgin.
- Bir eşarp takan o kız bakire.
I want to marry a virgin girl.
- Bakire bir kızla evlenmek istiyorum.
Betty is a pretty girl, isn't she?
- Betty güzel bir kızdır, değil mi?
Dorenda really is a nice girl. She shares her cookies with me.
- Dorenda gerçekten iyi bir kızdır, o kurabiyelerini benimle paylaşıyor.
Tom loves fried chicken.
- Tom, kızarmış tavuk seviyor.
I saw a video of a man who can fry chicken without using tongs.
- Maşa kullanmadan tavuk kızartabilen bir adamın videosunu izledim.
That teacher tends to be partial to female students.
- Şu öğretmen kız öğrencilere düşkün olma eğilimindedir.
The female student that sat in front of the teacher is from Germany.
- Öğretmenin önünde oturan kız öğrenci Almanyalıdır.
I miss my little sister.
- Küçük kız kardeşimi özlüyorum.
The mother missed her daughter who was away at college.
- Anne üniversitedeki kızını özledi.
Mary went back to using her maiden name.
- Mary tekrar kızlık adını kullanmaya başladı.
What's your mother's maiden name?
- Annenin kızlık soyadı nedir?
What's your mother's maiden name?
- Annenin kızlık soyadı nedir?
Mary's maiden name is Jackson.
- Mary'nin kızlık soyadı Jackson'dur.
I like roast chicken.
- Fırında kızartılmış tavuğu severim.
I saw a video of a man who can fry chicken without using tongs.
- Maşa kullanmadan tavuk kızartabilen bir adamın videosunu izledim.
Tom gave his daughter a stuffed bunny.
- Tom kızına bir doldurulmuş tavşan verdi.
Mary wore bunny slippers.
- Mary kız terlikleri giydi.
Jill is the only girl in our club.
- Jill Kulübümüzde tek kız.