in actual contact; touching; also, adjacent; near; neighboring; adjoining

listen to the pronunciation of in actual contact; touching; also, adjacent; near; neighboring; adjoining
Englisch - Türkisch

Definition von in actual contact; touching; also, adjacent; near; neighboring; adjoining im Englisch Türkisch wörterbuch

contiguity
bitişiklik
continence
ölçülülük

Tanrım, bana iffet ve ölçülülük ver, ancak henüz değil. - God, please give me chastity and continence, but not yet.

contiguity
{i} yakınlık
contiguity
{i} temas
contiguity
yekpare bir saha veya kütle
contiguity
{i} komşuluk
contiguity
yakınlık/komşuluk
contiguity
(Tıp) kontiguite
continence
hakim olma
continence
(Tıp) İdrar veya aptes etmeyi kontrol altında tutabilme, uygun miksiyon veya defekasyon şartlarına kadar idrar veya aptesini tutabilme yeteneği
continence
(Tıp) dışkı veya idrar tutma
continence
öIçüIüIük
continence
{i} kendini tutma
continence
{i} ılımlılık
in actual contact; touching; also, adjacent; near; neighboring; adjoining
Favoriten