Bu ufacık gelişmenin yanında suç işlenmesindeki muazzam artış, muhakkak göz önünde bulundurulmalıdır.
- This slight improvement has to be set against an enormous increase in crime.
Sıradan insanlar muazzam bir güce sahip.
- Ordinary people possess enormous power.
Onun kocaman parmakları vardır.
- He has enormous fingers.
Kocaman bir evde yalnız yaşıyor.
- She lives alone in a house of enormous dimensions.
O, çok büyük bir evde yaşar.
- He lives in an enormous house.
Yeni bina çok büyüktür.
- The new building is enormous.
Kuzenlerim arasında, bilirsiniz, en iri göğüsleri olan bir kız var.
- Among my cousins, you know, there's a girl with the most enormous breasts.
Filler iri bir hayvandır.
- An elephant is an enormous animal.
Bir fil çok büyük bir hayvandır.
- An elephant is an enormous animal.
Tayfundan gelen hasar büyüktü.
- The damage from the typhoon was enormous.
Aşırı derecede eğlendim, inan bana.
- I enjoyed myself enormously, believe me.
Onun kocaman parmakları vardır.
- He has enormous fingers.
Kocaman bir evde yalnız yaşıyor.
- She lives alone in a house of enormous dimensions.
Ağ devasa dinamik bir ağ.
- The Web is a gigantic, dynamic document.
Onun devasa bir iştahı vardır.
- She has a gigantic appetite.
O, kocaman bir eve sahip.
- She owns a gigantic house.
Onun dev gibi yapısı tarafından cüceleştim.
- I was dwarfed by his gigantic frame.
O futbol oyuncusu dev gibidir.
- That football player is gigantic.
Sami bir geliştirici olarak son derece başarılı oldu.
- Sami became enormously successful as a developer.
Tom çok yetenekli bir müzisyen.
- Tom is an enormously gifted musician.
Sana her zaman çok hayran oldum.
- I've always admired you enormously.
Aşırı derecede eğlendim, inan bana.
- I enjoyed myself enormously, believe me.
all shall be rather enforced than hindered, except they be dismembered, or grievously deformed, infirm, or visited with some enormous hereditary disease is body or mind .
He was enormously popular.
... enormous for you. ...
... with conventional wisdom is enormous. ...