Dün Bob'a bir şey olmuş olmalı.
- Something must have happened to Bob yesterday.
Ona bir şey olmuş olabilir.
- Something may have happened to him.
Partiye katılmış olmayı umuyordum.
- I hoped to have joined the party.
Geçen yaz, sonunda on iki yıl önce katılmış olduğum firmadan ayrıldım.
- Last summer, I finally left the firm that I had joined twelve years before.
O, sınıf ayrımlarının ortadan kaldırılmasını savundu.
- He advocated abolishing class distinctions.
Kadınlar için eşit hakları savundu.
- She advocated equal rights for women.
Bu soru sık sık ortaya çıktı.
- This question has often arisen.
Problem sadece benim talimatlarımı izlememenizden ortaya çıktı.
- The problem has arisen simply because you didn't follow my instructions.