eingetreten

listen to the pronunciation of eingetreten
Английский Язык - Турецкий язык

Определение eingetreten в Английский Язык Турецкий язык словарь

happened
olmuş

Dün Bob'a bir şey olmuş olmalı. - Something must have happened to Bob yesterday.

Ona bir şey olmuş olabilir. - Something may have happened to him.

joined
(Askeri) birleşen
joined
(Askeri) birleştirilen
joined
(Askeri) katılan
joined
(Askeri) katılmış

Partiye katılmış olmayı umuyordum. - I hoped to have joined the party.

Geçen yaz, sonunda on iki yıl önce katılmış olduğum firmadan ayrıldım. - Last summer, I finally left the firm that I had joined twelve years before.

arisen
{f} meydana çık
joined
{f} birleştir
advocated
savundu

O, sınıf ayrımlarının ortadan kaldırılmasını savundu. - He advocated abolishing class distinctions.

O, vergilerin azaltılmasını savundu. - He advocated reduction of taxes.

joined
birleşmiş
arisen
ortaya çık

Bazı beklenmedik zorluklar ortaya çıktı. - Some unexpected difficulties have arisen.

Yeni bir zorluk ortaya çıktı. - A new difficulty has arisen.

arisen
f., bak. arise
joined
(Askeri) BİRLEŞTİRİLMİŞ, BİRLEŞTİRİLEN, BİRLEŞEN, KATILMIŞ, KATILAN: Bak. "combined"