The stars come out at night.
- Yıldızlar gece ortaya çıkarlar.
Tom doesn't want the truth to come out.
- Tom gerçeğin ortaya çıkmasını istemiyor.
This question has often arisen.
- Bu soru sık sık ortaya çıktı.
Some unexpected difficulties have arisen.
- Bazı beklenmedik zorluklar ortaya çıktı.
Confusion arose from the accident.
- Kaza yüzünden karışıklık ortaya çıktı.
The earliest civilizations arose in Mesopotamia.
- En eski uygarlıklar Mezopotamya'da ortaya çıktı.
Bribes are something that arises in conjunction with power organizations.
- Rüşvet güç örgütleri ile birlikte ortaya çıkan bir şeydir.
A new difficulty has arisen.
- Yeni bir zorluk ortaya çıktı.