eingetreten

listen to the pronunciation of eingetreten
الإنجليزية - التركية

تعريف eingetreten في الإنجليزية التركية القاموس.

happened
olmuş

Ona bir şey olmuş olabilir. - Something might have happened to her.

Yolda ona bir şey olmuş olmalı. - Something must have happened to him on the way.

joined
(Askeri) birleşen
joined
(Askeri) birleştirilen
joined
(Askeri) katılan
joined
(Askeri) katılmış

Geçen yaz, sonunda on iki yıl önce katılmış olduğum firmadan ayrıldım. - Last summer, I finally left the firm that I had joined twelve years before.

Partiye katılmış olmayı umuyordum. - I hoped to have joined the party.

arisen
{f} meydana çık
joined
{f} birleştir
advocated
savundu

O, vergilerin azaltılmasını savundu. - He advocated reduction of taxes.

Kadınlar için eşit hakları savundu. - She advocated equal rights for women.

joined
birleşmiş
arisen
ortaya çık

Bu soru sık sık ortaya çıktı. - This question has often arisen.

Problem sadece benim talimatlarımı izlememenizden ortaya çıktı. - The problem has arisen simply because you didn't follow my instructions.

arisen
f., bak. arise
joined
(Askeri) BİRLEŞTİRİLMİŞ, BİRLEŞTİRİLEN, BİRLEŞEN, KATILMIŞ, KATILAN: Bak. "combined"