The piece was arranged for piano and orchestra.
- Parça, piyano ve orkestra için düzenlendi.
The meeting was arranged for next Sunday.
- Toplantı gelecek pazar düzenlendi.
Tom called the meeting to order.
- Tom talimat vermek için toplantı düzenledi.
He put his room in order.
- O, odasını düzenledi.
He has some knowledge of editing.
- Düzenleme ile ilgili biraz bilgisi var.
What's your favorite image editing software?
- En sevdiğiniz resim düzenleme yazılımı hangisi?
I am not going out because I have to tidy my room.
- Odamı düzenlemek zorunda olduğum için dışarı çıkmayacağım.
Tom hangs his clothes, then arranges them by color.
- Tom elbiselerini asar, sonra onları rengine göre düzenler.
They arranged a meeting.
- Onlar bir toplantı düzenlediler.
Hong Kong is the least regulated economy in Asia.
- Hong Kong Asya'daki en az düzenlenmiş ekonomidir.
Many countries try to regulate the birth rate.
- Birçok ülke doğum oranını düzenlemeye çalışıyor.
The President needs to sign a law regulating public spending.
- Başkanın kamu harcamalarını düzenleyen bir yasayı imzalanması gerekiyor.
The speaker organized his lecture notes.
- Konuşmacı ders notlarını düzenledi.
Their house is organized according to Feng Shui.
- Evleri Feng Shui'ye göre düzenlendi.
Who organized that meeting?
- O toplantıyı kim düzenledi?
I think it's time for me to organize a party.
- Sanırım bir parti düzenlememin zamanıdır.
She spends more time organizing than I.
- O, düzenlemede benden daha fazla zaman harcar.
I have to organize my schedule before the end of the month.
- Ayın sonundan önce programımı düzenlemek zorundayım.
Tom scheduled a last-minute meeting.
- Tom bir son dakika toplantısı düzenledi.
We arranged the books according to size.
- Kitapları büyüklüklerine göre düzenledik.
I arranged catering for tomorrow's party.
- Yarınki parti için yeme içme işini düzenledim.