ara ara

listen to the pronunciation of ara ara
Türkisch - Englisch
occasionally
from time to time
sometimes
ara vermek
have a break
ara sıra
sometimes

Do you sometimes study in the library? - Ara sıra kütüphanede ders çalışır mısın?

Do you sometimes study in the library? - Ara sıra kütüphanede ders çalışıyor musun?

ara vermek
pause
ara sıra
occasionally

Even now, I occasionally think I'd like to see you. Not the you that you are today, but the you I remember from the past. - Şimdi bile, ara sıra seni görmek istediğimi düşünüyorum. Fakat bugünkü seni değil geçmişten hatırladığım seni.

They visited me occasionally. - Onlar beni ara sıra ziyaret ettiler.

ara
interval

The trees are planted at intervals of thirty meters. - Ağaçlar otuz metre aralıkla ekilir.

The meetings were held at intervals. - Toplantılar belli aralıklarla gerçekleştirildi.

ara
gap

There was a great gap between the views of the two. - Bu ikisinin görüşü arasında büyük bir uçurum vardı.

There is a wide gap in the opinions between the two students. - İki öğrenci arasında fikirlerde büyük bir uçurum vardır.

ara
distance, space; break, breather; break, playtime; interval, pause, cessation, intermission; interlude; half time; relation, terms, footing; intermediate, intermediary; middle
ara vermek
suspend
ara
recess

May we have a short recess? - Kısa bir ara verebilir miyiz?

I would like to request a short recess. - Ben kısa bir ara rica etmek istiyorum.

ara vermek
interrupt

I didn't want to interrupt the discussion. - Görüşmeye ara vermek istemedim.

ara
space

Today’s spacecraft use rockets and rockets use large quantities of propellant. - Bugünün uzay araçları roketler kullanıyor ve roketler büyük miktarda itici yakıt kullanıyor.

Between space and time. - Uzay ve zaman arasında.

ara faslı
interlude
ara
time, point in time
ara
time out

Let's take time out to elaborate a strategy. - Bir stratejiyi özenle hazırlamak için ara verelim.

ara
interim

In the interim, please send all communications to Tom. - Ara sıra lütfen tüm iletileri Tom'a gönderin.

ara halkası
spacer
ara sıra
once in a while

Don't just read books. Go outside once in a while and get some exercise. - Sadece kitap okumayın. ara sıra dışarı gidin ve biraz egzersiz yapın.

I go to the movies once in a while. - Ara sıra sinemaya giderim.

ara sıra
from time to time

My uncle comes to see me from time to time. - Amcam ara sıra beni görmeye gelir.

My son came to see me from time to time. - Ara sıra oğlum beni ziyarete geliyordu.

ara toplam
subtotal
ara vermek
space
bir ara
some time or other
bunu ara
(Bilgisayar) search for
ancak ara sıra iyi olan
spotty
ara belleği boşaltmak
flush buffer
ara burç
(Otomotiv) spacer
ara bölge
(Ticaret) intermediate range
ara dönem
(Ticaret) interim period
ara mesnet (torna)
dog
ara seçim
(Politika, Siyaset) by-elections
ara vermek
take a break

I want to take a break. - Ara vermek istiyorum.

I don't have time to take a break. - Ara vermek için vaktim yok.

ara vermek
have break
ara vermek
adjourn
ara yüz
interface
ara ödeme
(Ticaret) interim payment
ara ürün
(Denizbilim) metabolite
ara ürün
(Tıp) borderline product
beni ara
call me
burada ara
(Bilgisayar) search in
film ara
(Bilgisayar) search title
geri ara
(Bilgisayar) ring back
geri ara
(Bilgisayar) callback to
geri ara
(Bilgisayar) callback
konser ara
(Muzik) interlude
konser ara
(Tiyatro) intermission
metni ara
(Bilgisayar) search text
tiyatro ara salonu
(Muzik) crush room
video ara yüz ölçünü
computer graphics adapter
ara sıra
on and off

It has been raining on and off since this morning. - Bu sabahtan beri ara sıra yağmur yağıyor.

It has been raining on and off since last night. - Dün geceden beri ara sıra yağmur yağıyor.

ara başlık
headlines
ara birim
interface
ara bulucu
search finder
ara dönem finansal tablolar
interim financial tables/reports
ara pas
(Spor) through ball
ara sınavı
midterms
ara.
Search
açık ara
by far the best
hayvanı hızlı hızlı ara vermeden sağma
fast break from the milking animals
Ara deniz
Mediterranean
aniden ara vermek
bring up with a round turn
ara
chasm
ara
break (in a game); interlude; intermission
ara
interspace
ara
distance; break
ara
distance (between two things)
ara
interlocutory
ara
intermediary
ara
lull
ara
cessation
ara
intermediary, intermediate
ara
intermediate

Please bring your intermediate examination certificate with you to the first day of class. - Lütfen ara sınav belgesini sınıfın ilk gününe kadar yanınızda getirin.

She can't put together three words in Spanish, and she claims she's intermediate. - İspanyolca üç kelimeyi bir araya getiremiyor, ve orta düzey olduğunu iddia ediyor.

ara
intermission

It was raining all day long without intermission. - Ara vermeden bütün gün boyunca yağmur yağıyordu.

It's almost intermission. - Gösterim arası olmak üzere.

ara açıklığı
rift
ara aşamalar
(Hukuk) intermediate stages
ara bozmak
set at odds
ara bozmak
create a rift
ara bozmak
make mischief
ara bozucu
divisive
ara bulmak
reconcile
ara bölge
buffer zone
ara bölüm
intermediate section
ara değerini hesaplamak
interpolate
ara dişli
intermediate gear
ara duvar
partition, dividing wall
ara duvar
party wall
ara hava soğutucusu
aftercooler
ara kapı
communicating door
ara kat
mezzanine
ara kol
extension
ara rölesi
slave relay
ara sınav
intermediate

Please bring your intermediate examination certificate with you to the first day of class. - Lütfen ara sınav belgesini sınıfın ilk gününe kadar yanınızda getirin.

ara sıra
in snatches
ara sıra
off and on

He attends meetings off and on. - O, ara sıra toplantılara katılır.

Tom and Mary have been dating off and on for a year. - Tom ve Mary bir yıldır ara sıra çıkıyorlardı.

ara transformatörü
interstage transformer
ara uçlu direnç
tapped resistor
ara vermek
discontinue
ara vermek
recess
ara vermek
prorogue
ara vermek
lie off
ara yol
aisle
ara yol
byroad
ara yol
bystreet
ara çekim
intercut
ara çubuğu
spacebar
ara şanzıman
transfer case
devre sinyal ara belleği
(Askeri) trunk signaling buffer
fiber optik ara yüzey ünitesi
(Askeri) fiber optic interface unit
hamur ara dinlendirme makinesi
(Gıda) dough maturing machine
hareketli ara yüzey
(Tıp) moving-belt interface
menzil ara bölge deposu
(Askeri) intermediate depot
Englisch - Englisch

Definition von ara ara im Englisch Englisch wörterbuch

ARA
Automotive Recyclers Association
ARA
Awards and Recognition Association
ARA
Aracruz Cellulose S.A
ARA
Australasian Railway Association
ARA
Australian Retailers Association
ARA
A prefix applied to ships operated by the Armada de la República Argentina (ARA)
ARA
Applied Research Associates
Ara
A constellation of the southern sky, said to resemble an altar
Ara
An appraisal designation for Accredited Rural Appraiser awarded by the American Society of Farm Managers and Rural Appraisers
Ara
AppleTalk Remote Access Protocol that provides Macintosh users direct access to information and resources at a remote AppleTalk site
Ara
AppleTalk Remote Access
Ara
AppleTalk Remote Access With ARA, you can call your desktop Mac from a PowerBook and remotely access all the available files, printers, servers, e-mail, and so on
Wadi Ara
narrow ravine between Mount Carmel and the Menashe hills which joins the Sharon area with the Jezreel valley (Israel)
Türkisch - Türkisch

Definition von ara ara im Türkisch Türkisch wörterbuch

ara kesit
Çizgilerin, yüzeylerin, katı cisimlerin birbirlerine rastladıkları ve kesiştikleri yer
ara sıra
Seyrek olarak, zaman zaman

Harabeyi dolaşırken ara sıra perişan kalabalıklara rast geliyoruz.- F. R. Atay.

ARÂ
(Osmanlı Dönemi) Avlu
ara
Basketbol ve voleybolda takımların dinlenmek, taktik almak ve oyun alanlarını değiştirmek için kullandıkları süre
ara
İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, açıklık, aralık, boşluk, mesafe
ara
Toplu bulunan nesnelerin veya kimselerin içi
ara
Roma mimarlığında üzerinde kurban kesilen sunak
ara
Güney Amerika'da yaşayan bir cins papağan
ara cümle
Birleşik veya yalın cümlelerde anlamı biraz daha açıklamak için araya giren iki virgül veya iki kısa çizgi içinde verilen cümle
ara kapı
İki yapı veya oda arasında, kolayca geçmek için açılan kapı
ara kazanç
Malı bütünüyle devretmeden arada elde edilen kazanç
ara nağme
Sık sık söylenen söz veya açılan sorun
ara sınavı
Üniversitelerde yarı yıl içinde yapılan sınav
ara tümce
bakınız: ara cümle
bir ara
Geçmişte bir zaman
Englisch - Türkisch

Definition von ara ara im Englisch Türkisch wörterbuch

Ara
Sunak (takımyıldızı)
ara
sunak
ara
ar
ara ara
Favoriten