O, buna karşın geçmedi.
- He didn't pass after all.
Buna karşın haklıydı.
- He was right after all.
Tom sonunda Mary ile evlenmekten vazgeçti.
- Tom ended up marrying Mary after all.
Tom sonunda doğru kararı verdi.
- Tom made the right decision after all.
Peter yine de gelmedi.
- Peter didn't come after all.
Jane yine de onu almadı.
- Jane didn't buy it after all.
Buna rağmen kimse problemi çözemedi.
- No one could solve the problem after all.
Nihayet, o, sınavı geçmeyi başardı.
- After all, he succeeded in passing the exam.
Nihayet bebeğin bir kız olduğu ortaya çıktı.
- The baby turned out to be a girl after all.
Her şeye rağmen onu başardın
- You managed it after all.
Her şeye rağmen onu almadım.
- Tom didn't buy it after all.
Sonuç olarak o gelmedi.
- After all she did not come.
Sonuç olarak dünya 21 Aralıkta sona ermedi gibi görünüyor.
- It looks like the world didn't end on December 21st after all.
Nihayetinde o bir çocuk.
- She is a child after all.
Her şeye rağmen onu başardın
- You managed it after all.
Bütün çabalarımıza rağmen, sonuçta hepimiz başarısız olduk.
- Despite our efforts, we failed after all.
... like me talking warmly about TPMs. After all, these are the technologies that make it possible ...
... allowed to choose the firmware that runs on it. After all, when you own a device that ...