bununla birlikte

listen to the pronunciation of bununla birlikte
Türkisch - Englisch
however

Everybody has a right to his own opinion. However, sometimes it's better not to tell anybody what that opinion is. - Herkesin kendi düşüncesini söyleme hakkı vardır. Bununla birlikte, bazen o fikrin ne olduğunu kimseye söylememek daha iyidir.

However, in China, they don't use a word for human rights, but instead express it as fundamental rights. - Bununla birlikte, Çin'de, onlar insan hakları için bir kelime kullanmıyor fakat bunun yerine onu temel haklar olarak ifade ediyorlar.

besides
nevertheless

Nevertheless, the topic is worth discussing. - Bununla birlikte konu tartışmaya değer.

Nevertheless, many are choosing early retirement. - Bununla birlikte, birçok kişi erken emekliliği tercih ediyor.

though
having said that
doch
none the less
after all
that being said
in the meantime
in addition to this
still
a) in addition to this b) still, nevertheless, however
for all that
at the same time
altough
although
howbeit
but then
withal
Türkisch - Türkisch
Buna ek olarak
Bunun böyle olduğuna bakmayarak
hoş
bununla birlikte
Favoriten