dahîli

listen to the pronunciation of dahîli
Türkçe - İngilizce
built-in

This system has a built-in protection circuit. - Bu sistemin dahili bir koruma devresi var.

My laptop has a built-in card reader. - Laptopumda dahili bir kart okuyucu bulunuyor.

dahili
internal

It is not enough to defeat our external enemies, it is also necessary to exterminate our internal enemies. - Harici düşmanları yenmek yetmez, dahili düşmanları da imha etmek lazımdır.

Tom copied all the files on his internal hard disk to an external hard disk. - Tom bilgisayarda bulunan dahili hard diskteki tüm dosyaları harici bir hard diske kopyaladı.

dahili
interior
dahili
interrior
dahili
(Havacılık) built in
dahili
civil
dahili
built-in

This system has a built-in protection circuit. - Bu sistemin dahili bir koruma devresi var.

My laptop has a built-in card reader. - Laptopumda dahili bir kart okuyucu bulunuyor.

dahili
integral
dahili
inside

The house was cleaned inside and out. - Ev dahili ve harici temizlendi.

dahili
domestic (as opposed to foreign)
dahili
internal, interior, inner iç, içsel
dahili
inward
dahili
indoor

My grandparents didn't have indoor plumbing. - Büyük ebeveynlerimin dahili su tesisatı yoktu.

dahili
inner
dahili ağ
(Telekom) intranet
dahili hat
extension
dahili radyasyon
(Askeri,Çevre) internal radiation
dahili sigorta işlemi
(Ticaret) self insurance
dahili telefon
internal telephone
dahili telefon
(Ticaret) extension
dahili telefon sistemi
(Askeri,Teknik) interphone
dahili bellek
(Bilgisayar) Internal memory
dahili taşıma şekli
(Ticaret) mode of transport inland
dahili anten
indoor antenna
dahili ayar termostatı
(Otomotiv) ambient thermo-switch
dahili açı
(Otomotiv) included angle
dahili banka hesabı
(Ticaret) internal bank account
dahili bir şekilde
interiorly
dahili boya
(İnşaat) indoor paint
dahili derecelendirme
(Ticaret) internal rating
dahili doz
internal dose
dahili doz
internal exposure
dahili drenaj
(Askeri) under drainage
dahili elektrik alanı
(Elektrik, Elektronik) internal electric field
dahili erozyon
(Tarım) internal erosion
dahili fizibilite raporu
(Ticaret) internal feasibility report
dahili harp
civil war
dahili hat
1. telecommunications internal line; house telephone (in a hotel). 2. transportation domestic line
dahili iletişim sistemi
(Askeri) intercom system
dahili iletişim sistemi
intercommunication system
dahili intranet
(Bilgisayar) internal intranet
dahili iç sular trafiği
(Askeri) intercoastal traffic
dahili işler
home affairs
dahili işler pol
internal affairs, domestic affairs, Brit. home affairs
dahili kambiyo
(Ticaret) internal exchange
dahili kasa
(Ticaret) cash in hand internal
dahili kasa hesapları
(Ticaret) cash in hand internal account
dahili kaçış alternatifi
(Kanun) internal flight alternative
dahili kontrol
(Ticaret) internal check
dahili konuşma sistemi
intercom system
dahili kullanmayın
Not to be taken internally
dahili kuyu
blind shaft
dahili kuyu
(Madencilik) internal shaft
dahili madde hasarı
(Askeri) domestic object damage
dahili mevzuat
(Kanun) internal legislation
dahili mevzuat
(Kanun) domestic legislation
dahili muhabere sistemi
(Askeri) internal communication system
dahili mübadele
(Ticaret) inland exchange
dahili nizamname
(Kanun) house regulations
dahili numara
(telefon) extension
dahili olmak
to be connected (with); to have to do (with)
dahili olmak
have to do (with)
dahili olmak
be connected (with)
dahili piyasa
(Ticaret) home market
dahili posta
(Ticaret) internal mail
dahili radyasyon dozu
(Çevre) internal radiation dose
dahili rapor
(Ticaret) internal report
dahili santral
extension board
dahili savunma bölgesi
(Askeri) inner defense zone
dahili savunma ve açılma
(Askeri) internal defense and development
dahili senet
(Ticaret) home bill
dahili standart
(Tıp) in-house standard
dahili system
(Askeri) built-in system
dahili t kolu
(Askeri) internal t handle
dahili taşımacılık
(Ticaret) oncarriage
dahili telefon
intercom
dahili telefon
interphone
dahili telefon hattı
extension
dahili telefon numarası
extension
dahili tesisat kablosu
(Askeri) indoor installation cable
dahili test cihazı
(Askeri) built in test equipment
dahili ticaret
home trade
dahili ticaret
(Ticaret) inland trade
dahili transformatör
(Elektrik, Elektronik,Teknik) indoor transformer
dahili ve harici
abroad and at home
dahili ve harici
inside and outside
dahili ve harici
outside and within
dahili vergi
(Ticaret) inland duty
dahili verim
(Havacılık) internal efficiency
dahili vibrasyon
internal vibration
dahili şiltlerime sistemi
internal silting system
dahili
implicit
dahili
inmost
Dâhilî
build-in
dahili
built -in
212 no.lu dahili hatı bağlayın lütfen
Give me extension 212 please
dahili
in
dahili
intestine
dahili
immanent
yabancı dahili savunma kadro takviye kuvveti
(Askeri) foreign internal defense augmentation force
yabancı dahili savunması
(Askeri) foreign internal defense
Türkçe - Türkçe

dahîli teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

dahili
İçle ilgili
dahili
İçle ilgili: "Darülbedayi kısmını ve bu kısmın dâhilî şekil ve manzarasını anlatmalıyım."- H. F. Ozansoy
dahili
(Osmanlı Dönemi) iç, içe âit
dahili deniz
İç deniz
dahili harp
İç savaş
dahili nizamname
İç tüzük
dahili talimatname
İç yönetmelik
dahîli