bildir

listen to the pronunciation of bildir
Türkçe - İngilizce
(Bilgisayar) announce

They announced that a storm was coming. - Onlar bir fırtınanın geldiğini bildirdiler.

Black clouds announced the coming thunderstorm. - Siyah bulutlar gelen gök gürültülü fırtınayı bildirdi.

(Bilgisayar) callback
{f} notice

Tom's death notice was in today's paper. - Tom'un ölüm bildirimi bugünkü gazetedeydi.

You'll receive a notice in a few days. - Birkaç gün içinde bir bildirim alacaksınız.

announce for
notify

They will notify him. - Onlar ona bildirecek.

In such a case, notify his family. - Böyle bir durumda, ailesine bildirin.

{f} notified

If that happens, you'll be the first to be notified. - Eğer bu olursa ilk olarak size bildirilecek.

Why wasn't Tom notified? - Neden Tom'a bildirilmedi?

impart
declare

Declare your position in a debate. - Bir tartışmada konumunuzu bildirin.

Do you have anything to declare? - Bildirecek bir şeyiniz var mı?

apprise
disclose
aver
affirm
signalize
bil
know

Although Go is probably the most popular Japanese game in my country, at most only a few university students know it. - Go büyük ihtimalle benim ülkemdeki en popüler Japon oyunu olsa da o bile bazı üniversite öğrencileri dışında pek bilinmiyor.

Do you know how to play mahjong? - Mahjong oynamayı biliyor musun?

bil
knew

They knew they must fight together to defeat the common enemy. - Ortak düşmanı yenmek için birlikte dövüşmek zorunda olduklarını biliyorlardı.

Everybody knew she could speak English well. - Onun iyi İngilizce konuşabildiğini herkes biliyordu.

bil
{f} knowing

She got married without her parents knowing it. - O, anne ve babasının bilgisi olmadan evlendi.

Tom accused Mary of not knowing how to love or how to accept someone's love. - Tom Mary'yi sevmeyi ya da birinin aşkını kabul etmeyi bilmemekle suçladı.

bil
{f} ken

Ken didn't know what to say next. - Ken gelecek defa ne söyleyeceğini bilmiyordu.

Ken talks as if he knew everything. - Ken her şeyi biliyormuş gibi konuşur.

bil
cognize
bil
{f} known

Football is the most known sport in the world. - Futbol, dünyada en çok bilinen spordur.

His name is known to everyone in this town. - Onun adı bu kasabada herkesçe bilinmektedir.

bil
{f} kenning
İngilizce - İngilizce

bildir teriminin İngilizce İngilizce sözlükte anlamı

bil
Basic Insulation Level; a reference insulation level expressed as the impulse crest voltage of the nominal 1 2 X 50 microsecond wave This is a measure of the ability of the insulation to withstand very high voltage surges
bil
band interleaved by line A form of data storage in which each record in the file contains a scan line (row) of data for one band All bands of data for a given line are stored consecutively within the file
bil
Basic Insulation Level is a measure of the ability of the insulation system to withstand very high voltage surges For example, a 600 volt class transformer has a 10 KV BIL rating
bil
Bilimportorenes Landsforening Norwegian Vehicle Importers Association (OICA member) [Norway]
bil
Acronym for band interleaved by line A method of storing data
bil
-Basic Insulation Level
bil
Band Interleaved by Line An image file format linked with satellite derived imagery
bil
The basic impulse level or basic insulation level To meet a given BIL rating a bushing must be able to withstand a simulated lightning wave that has a wave shape of 1 2 by 50 microseconds and in both positive and negative polarities The wave reaches its peak in 1 2 microseconds and decays to ½ of the peak value in 50 microseconds BIL ratings are expressed in KV (kilovolts)
bil
Band Interleaved by Line A common raster file format and remote sensing standard
bil
Band Interleaved by Line A format for data storage See Chapter 5
bil
Basic Insulation Level A measure of the ability of the insulation system to withstand very high voltage surges For example, a 600 volt class transformer has a 10 KV BIL rating
Danca - Türkçe

bildir teriminin Danca Türkçe sözlükte anlamı

bil
otomobil
bil
arabaya
bil
araba

Babam alışveriş yaparken annem arabada kaldı. - Mor blev i bilen mens far handlede ind.

O, bana yeni arabasını gösterdi. - Hun viste mig sin nye bil.

bil
arabası
bil
otomobilin
bil
vagon
bil
arabayı

Bu arabayı sana kim sattı? - Hvem solgte denne bil til dig?

bil
arabanız
Hollandaca - Türkçe

bildir teriminin Hollandaca Türkçe sözlükte anlamı

bil
kaba et
bildir