Research in Motion announced the layoff of 2000 employees and a restructuring of the company.
- Research in Motion 2000 işçinin çıkarıldığını ve şirketin yeniden yapılanmasını bildirdi.
Black clouds announced the coming thunderstorm.
- Siyah bulutlar gelen gök gürültülü fırtınayı bildirdi.
Tom was fired without notice.
- Tom bildirimsiz kovuldu.
She pasted a notice on the wall.
- O, duvara bir bildiri yapıştırdı.
He notified me that he would start at three.
- Saat üçte başlayacağını bana bildirdi.
Why wasn't I notified?
- Neden bana bildirilmedi?
In such a case, notify his family.
- Böyle bir durumda, ailesine bildirin.
They will notify him.
- Onlar ona bildirecek.
Declare your position in a debate.
- Bir tartışmada konumunuzu bildirin.
I have something to declare.
- Bildirecek bir şeyim var.
A healthy man does not know the value of health.
- Sağlıklı olan adam sağlığın değerini bilmez.
Do you know how to play mahjong?
- Mahjong oynamayı biliyor musun?
Everybody knew that she was being pushy.
- Onun saldırgan olduğunu herkes biliyordu.
Everybody knew she could speak English well.
- Onun iyi İngilizce konuşabildiğini herkes biliyordu.
Tom accused Mary of not knowing how to love or how to accept someone's love.
- Tom Mary'yi sevmeyi ya da birinin aşkını kabul etmeyi bilmemekle suçladı.
She got married without her parents knowing it.
- O, anne ve babasının bilgisi olmadan evlendi.
Ken talks as if he knew everything.
- Ken her şeyi biliyormuş gibi konuşur.
Ken didn't know what to say next.
- Ken gelecek defa ne söyleyeceğini bilmiyordu.
Mr Hashimoto is known to everyone.
- Bay Hashimoto herkes tarafından bilinir.
The firm is known for its high-quality products.
- Firma, yüksek kaliteli ürünleriyle bilinmektedir.
O, bana yeni arabasını gösterdi.
- Hun viste mig sin nye bil.
Babam alışveriş yaparken annem arabada kaldı.
- Mor blev i bilen mens far handlede ind.
Bu arabayı sana kim sattı?
- Hvem solgte denne bil til dig?