any action or influence that causes an acceleration

listen to the pronunciation of any action or influence that causes an acceleration
İngilizce - Türkçe

any action or influence that causes an acceleration teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

force
zorlamak

İkna genellikle zorlamaktan daha etkilidir. - Persuasion is often more effectual than force.

Gitmen için seni zorlamak istemiyorum. - I don't want to force you to go.

force
{f} baskı yapmak
force
{i} kuvvet

Hoover, Amerikan kuvvetlerini Nikaragua'dan geri çekti. - Hoover withdrew American forces from Nicaragua.

Tom emekli bir hava kuvvetleri binbaşı. - Tom is a retired air force major.

force
{i} güç

Verdun Savaşında,Fransız güçleri bir Alman saldırısını durdurdu. - At the Battle of Verdun, French forces stopped a German attack.

Savaşın ilk birkaç saati içinde, Birlik güçleri kazanıyorlardı. - In the first few hours of the battle, Union forces were winning.

force
{f} sıkıştırmak
force
{i} kudret
force
{i} şiddet
force
{i} yürürlük

Bu kanun hâlâ yürürlükte mi? - Is that law still in force?

Onlar geri yürürlükte olacak. - They will be back in force.

force
angarya
force
(Politika, Siyaset) yasadışı şiddet
force
baskı

Kamuoyu baskısı orduyu hareket etmesi için zorladı. - Public pressure forced the army to act.

Sebzelerini yemesi için ona baskı yaptı. - She forced him to eat his vegetables.

force
(ısı vererek bitkiyi) vaktinden önce olgunlaştırmak
force
inandırma gücü
force
{i} yığın
force
{f} ırzına geçmek
force
tazyik
force
{i} etki

İkna genellikle zorlamaktan daha etkilidir. - Persuasion is often more effectual than force.

force
fors majör
İngilizce - İngilizce
force
any action or influence that causes an acceleration

    Heceleme

    a·ny ac·tion or in·flu·ence that causes an ac·cel·e·ra·tion

    Türkçe nasıl söylenir

    eni äkşın ır înfluıns dhıt kôzîz ın äkselıreyşın

    Telaffuz

    /ˈenē ˈaksʜən ər ˈənflo͞oəns ᴛʜət ˈkôzəz ən ˌakˌselərˈāsʜən/ /ˈɛniː ˈækʃən ɜr ˈɪnfluːəns ðət ˈkɔːzɪz ən ˌækˌsɛlɜrˈeɪʃən/