affetmek

listen to the pronunciation of affetmek
Türkçe - İngilizce
forgive

One of the toughest things in the world to do is forgive. - Dünyada yapacak en zor şeylerden biri affetmektir.

To understand all is to forgive all. - Her şeyi anlamak her şeyi affetmektir.

pardon
excuse

You'll have to excuse me. - Beni affetmek zorunda kalacaksın.

forgivingness
(Politika, Siyaset) grant pardon for
let off
release
remit
to forgive (an act)
to excuse (a person)
absolve; release
(Hukuk) condone
to forgive, to excuse, to pardon ; to discharge, to dismiss
to dismiss, discharge (someone) from (his job or a duty). Affedersiniz. I beg your pardon./Excuse me./I'm sorry. Affetmişsin sen onu! (Konuşma Dili) Excuse me but you are wrong! Affetmişsiniz .... (Konuşma Dili) Excuse me but you are wrong.: Affetmişsiniz, öyle bir şey demedim. Excuse me but I didn't say that
dismiss
to excuse, give leave
to pardon (a convict)
disengage
{f} absolve
overlook
affetme
{i} forgiveness

Forgiveness is a virtue. - Affetme bir erdemdir.

Dan begged Linda for forgiveness. - Dan Linda'nın affetmesi için yalvardı.

affetmek (suç vb'ni)
remit
affetmek (vergi)
(Ticaret) remit
affet
let off
affet
condone

I certainly don't condone that. - Kesinlikle onu affetmem.

allah adına günahı affetmek
absolve
affet
forgive

Forgive me Father for I have sinned. - Günah işlediğim için beni affet Tanrım.

Please forgive me for opening your letter by mistake. - Yanlışlıkla mektubunu açtığım için lütfen beni affet.

affet
forgave

Tom forgave Mary for losing all his money. - Tom bütün parasını kaybettiği için Mary'yi affetti.

Tom never forgave himself for hurting Mary the way he did. - Tom yaptığı tarz Mary'yi incittiği için kendini asla affetmedi.

affet
{f} forgiving
affet
{f} excuse

You'll have to excuse me. - Beni affetmek zorunda kalacaksın.

The teacher excused me for being late for class. - Öğretmen derse geç kaldığım için beni affetti.

affet
remit
affet
absolve
affetme
remission
affetme
absolution
affet
forgiven

Tom still hasn't forgiven me. - Tom hâlâ beni affetmedi.

You've never forgiven me, have you? - Beni hiç affetmedin, değil mi?

affet
letoff
affet
absolved
affetme
pardon

Tom asked his girlfriend to pardon him for forgetting her birthday. - Tom onun doğum gününü unuttuğu için onu affetmesini rica etti.

Türkçe - Türkçe
Görev veya işten çıkarmak
Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek
Bağışlamak
affeylemek
(Osmanlı Dönemi) afv
affetme
Bağışlama
affetmek