a score similar to a touchdown in the game of scuffleball, worth four points

listen to the pronunciation of a score similar to a touchdown in the game of scuffleball, worth four points
İngilizce - Türkçe

a score similar to a touchdown in the game of scuffleball, worth four points teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

finish
bozmak
finish
(Tekstil) çile
finish
itmam etmek
finish
(Teknik,Tekstil) aprelemek
finish
(Teknik,Tekstil) apre
finish
son

İşi bitirdikten sonra uğrayacağım. - I'll come over after I finish the work.

İyi bir sonuç için iki tabaka boya uygula. - Apply two coats of the paint for a good finish.

finish
bitiş

Tom bitiş çizgisini geçerken sıcak ve yorgun görünüyordu. - Tom looked hot and tired as he crossed the finish line.

Bitiş çizgisini en son geçen oydu. - She was the last to cross the finishing line.

finish
bitirmek

Biz yarına kadar parti hazırlıklarını bitirmek zorundayız. - We have to finish preparations for the party by tomorrow.

Bu kitabı okumayı bir haftada bitirmek gerçekten zor. - This book is really difficult to finish reading in a week.

finish
{f} bitmek

Raporla işim bitmek üzere. - I'm just about finished with the report.

Burada işimiz neredeyse bitmek üzere. - We're just about finished here.

finish
{f} mükemmelleştirmek
finish
(isim) son, bitiş, sona erme, kusursuzluk, mükemmellik, tamamlama, son kat boya, cila
finish
{f} k.dili. öldürmek, işini bitirmek
finish
{f} k.dili. bitirmek
finish
dili yok etmek
finish
rötuş

Ben şimdi son rötuşları yapıyorum. - I'm adding the finishing touches now.

O planın hâlâ bazı son rötuşlara ihtiyacı vardı. - That plan still needed some finishing touches.

finish
{f} sona ermek
finish
{f} sonuçlanmak
finish
{i} son kat boya
finish
telef etmek
İngilizce - İngilizce
finish
a score similar to a touchdown in the game of scuffleball, worth four points